1. Ana Sayfa
  2. Yurtdışı rehberi
  3. Fransa Gezi Rehberi 2021

Fransa Gezi Rehberi 2021


Fransa Gezi Rehberi : Dünyanın en romantik ülkesini anlatacağımız yazımıza hoş geldiniz! Fransa; medeniyet, kültür ve siyasi tarihiyle dünyanın belki de en özel ülkelerinin başında gelmektedir. Mavi, beyaz ve kırmızı renklerden oluşan bayrağa sahip olan bu ülkenin dünya tarihinde apayrı bir önemi bulunmaktadır. Geçmişten bu yana siyasi olaylar konusunda lider özellikler taşıyan Fransa; özgürlük, kardeşlik ve eşitlik anlayışlarını dünyaya tanıtmıştır. Bunun yanı sıra, Fransa denilince akla takdir edersiniz ki Paris gelmektedir. Dünyanın belki de en romantik şehri olan Paris; balayı ve sevgililer günü organizasyonlarının vazgeçilmez mekanıdır.

Fransa hakkında anlatılacak gerçekten çok fazla şey var! Edebiyat, resim ve sinema başta olmak üzere sanatın her dalının Fransız kültüründe yer aldığını söyleyebiliriz. Fransızlar; dünyanın en soğuk insanları arasında gösterilse de aslında geçmişten bu yana dünya tarihine yön veren olaylarda ilk sıralarda bulunmuşlardır. Avrupa’nın en çalkantılı dönemlerinin yaşandığı Fransa’da Fransız İhtilali başta olmak üzere birçok siyasi olay yaşanmıştır. Bu olayların etkisi halen daha görülmektedir. Tüm bunların yanı sıra, Fransa ve Fransız halkı ile ilgili birçok olumsuz yargının bulunduğunu da ifade etmek gerekir. Fransızca dışında başka bir dil konuşmayan, diğer ülkelerin insanlarına tepeden baktıkları iddia edilen Fransızlar aslına bakıldığında kimseye zararı olmayan barışçıl kişilerdir. Buna ek olarak, bilhassa önemli savaşlarda kritik yenilgiler alan Fransız ordusu; geçmişten bu yana ciddi şekilde alay konusu olmuştur. Ancak, yine de bu ülkenin dünyanın en önemli ülkeleri arasında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Fransa’nın başkenti Paris’tir. Bunun yanı sıra, en az Paris kadar önemli olan başka şehirleri de bulunmaktadır. Lyon, Nice, Marsilya, Nantes, Strasbourg, Bordeaux, Montpellier, Toulouse, Cannes, Grenoble, Lille ve daha birçok şehrin Fransa’nın en popüler şehirleri arasında olduğunu söyleyebiliriz. Fransa’da doğal olarak Fransızca konuşulmaktadır. Ancak, bu dilin aynı zamanda dünyanın en çok konuşulan dilleri arasında olduğu düşünüldüğünde Fransa’ya gelen turistlerin dil konusunda çok sıkıntı yaşamadıklarını ifade etmek gerekir.

fransa nerededir
Fransa Bayrağı

Fransa Nerededir?

Fransa; coğrafi konumu açısından dünyanın en merkezi ülkelerinin başında gelmektedir. Batı Avrupa’da bulunan bu şehir; Almanya, Belçika, Lüksemburg, İsviçre, İtalya, İspanya, Monako ve Andorra Krallığı ile komşudur. Kuzey Denizi ve İngiliz Kanalı’ndan başlayarak Akdeniz’e kadar uzanan oldukça geniş bir coğrafyada bulunmaktadır.

Fransa; ortalama yükseltisi 342m olan alçak bir ülkedir. Ülkenin coğrafi konumundan dolayı güneydoğusu ile kuzeybatısı arasında yer şekilleri ve bitki örtüsü bakımından ciddi farklar bulunmaktadır. Kuzeybatı kesiminde daha çok geniş düzlüklerle alçak tepe ve platolar bulunurken güneydoğusunda ise yüksek dağlar yer almaktadır. Alpler başta olmak üzere Juralar, Vosges dağları ve ülkenin tam ortasında bulunan Massif Central kütlesi; ülkenin yüksek kesimini meydana getirmektedir. Aynı zamanda, Avrupa’nın en yüksek zirvesi olarak bilinen Mont Blanc; Fransız Alpleri üzerinde bulunmaktadır.

Fransa; coğrafi konumundan dolayı Avrupa’nın bir maketi olarak tarif edilmektedir. Avrupa’nın birçok yerinde olduğu gibi Fransa’da da 200-250m yükseklikteki alçak sahaların tüm yüzeyin yarısından fazla yer kaplaması, Avrupa kıtasındaki birikim havzalarının, aşınmış Hersiyen kütlelerinin ve üçüncü zamana dair genç kıvrımların Fransa’da bulunması dolayısıyla bu ülkenin Avrupa kıtasını betimleyen bir coğrafya olduğunu söylemek gerekir.

unnamed 4
Fransa

Fransa’da Hangi Dil Konuşulur?

Fransa’da konuşulan dil; daha önce de söylediğimiz gibi Fransızca olmaktadır. Hatta, bu husus, anayasaya dahil edilmiştir. Bunun yanı sıra, ülkede bulunan tüm idari yetkililer, hayatın her alanında Fransızca konuşmaya gayret ederler. Aynı zamanda, tüm ticari yayınların da Fransızca olarak basıldığını söylemek gerekir. Ülke nüfusunun en az yüzde 90’lık kısmının dili olan Fransızca’nın çok ciddi şekilde korunduğunu söyleyebiliriz. Resmi dili dışında bazı bölgelerde kendilerine özgü lehçeler konuşulmaktadır. Alsas lehçesi ve Lorraine Franconian dili konuşulmaktadır.

Fransızca dışında Almancanın ülkede konuşulan ikinci dil olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, ülke nüfusunun en çok yüzde üçlük kısmı Almanca bilmektedir. Genellikle, ülkenin kuzey bölgelerinde Almanca konuşulmaktadır. Bazı kiliselerde Almanca dini hizmetlerin verildiğini eklemeliyiz. Fransa’da İngilizce, İspanyolca ve diğer dillerin çok fazla önemi yoktur. Fransız vatandaşları kendi dillerinden başkasını konuşmak istemezler. Mecbur kalmadıkları takdirde başka bir dil konuşmayan Fransızların bu konuda katı olduklarını söyleyebiliriz. Ancak, son yıllarda bu düşüncelerinin biraz olsun değiştiği iddia edilmektedir.

Fransa’da Dini İnanç

Fransa’da dil konusunda ciddi bir tutuculuk sergilense de ülkenin her bir bölgesinde din özgürlüğü desteklenmektedir. Ülkedeki en baskın dini inanç Katolik Hristiyanlığı olarak dikkat çekmektedir. Ancak, Fransa’nın dünya üzerindeki dindar olmayan ülkelerin arasında ilk sıralarda olduğunu söylemeliyiz. Yapılan araştırmalara göre ülke nüfusunun yalnızca yüzde 30’luk kısmının dini inancı bulunmaktadır. Nüfusun yüzde 40’lık kısmı ise herhangi bir dini inancı olmayan ateist kişilerden meydana gelmektedir. Katoliklik; yüzyıllardan bu yana ülkedeki tek dini inanç olarak bilinmektedir. Hristiyanlığın tek doğru yönü olmasından dolayı kabul edildiğini söylemek gerekir.

Fransa’nın 19.yy’ın sonlarıyla beraber laik bir ülke haline gelmesiyle beraber halka dini inançlarda özgürlük tanınmıştır. Halen daha Katolik bir ülke olan Fransa’da diğer dini mezheplerin de gelişmeye başladığını söylemek gerekir. Bunun yanı sıra, birçok Avrupa ülkesine kıyasla Fransa’da kiliseye giden insan sayısı her geçen gün azalmaktadır. Yapılan araştırmalara göre halkın yalnızca yüzde 5’lik kısmının düzenli olarak kiliseye gittiği tespit edilmiştir. İslam dini ise daha çok farklı ülkelerden Fransa’ya göç edenlerin tercihi olmaktadır. Bilhassa Kuzey Afrika’daki zorlu yaşam şartlarına isyan ederek Fransa’ya gelenlerin İslam inancı oldukça sağlamdır. Protestanlık ise neredeyse 18.yy’dan bu yana imha edilmiş bir inançtır. Yahudilik ise yıllar içerisinde yaşanan birçok zulme rağmen Fransa’da kendisini korumaya devam etmektedir. Bilhassa Fas, Tunus ve Cezayir’den gelen göçmenlerin tercihi olan Yahudilik; varlığını önümüzdeki yıllarda da devam ettirecektir.

Fransa’nın Kısa Tarihi

Fransa’nın tarih sahnesine çıkışı Demir Çağı’na kadar uzanmaktadır. Keltlerin yerleştiği bu topraklarda MÖ 51 tarihinde Kutsal Roma İmparatorluğu’nun hakimiyeti başlamıştır. Ancak, o çağlara özgü Barbar kavimlerinin saldırılarının ertesinde Fransız toprakları Frenklerin eline geçmiştir. Frenk kavmi tarafından burada Fransız Krallığı kurulmuştur. Fransa; yıllar geçtikçe dünya siyasetinde söz sahibi haline gelmiştir. Ortaçağın bitimine yakın ortaya çıkan Yüzyıl Savaşları’nın galibi olan Fransa’da mutlak monarşi yapısı daha güçlü hale gelmiştir. Ancak, Fransa, ilerleyen yıllarda meydana gelen mezhep savaşlarından ciddi yaralar almıştır.

Fransa’nın tam anlamıyla güçlü bir devlet haline gelmesi ise 14. Louis zamanına denk gelmektedir. 1789 yılında gerçekleşen ve dünya tarihine damga vuran Fransız Devrimi ile beraber yıkılan krallık; bu dönemde cumhuriyet rejimini benimseyerek dünyanın ilk cumhuriyetlerinden birisi olmuştur. Ancak, Napolyon; yönetime gelmesiyle beraber cumhuriyeti kaldırarak kendisini Fransız İmparatoru ilan etmiştir. Fransa; ilerleyen yıllarda mutlak monarşi ve meşruti monarşi anlayışlarıyla yönetildikten sonra 1870 yılında tekrar cumhuriyet olmuştur.

Fransa; 19.yy’ın en önemli sömürgeci devletlerinin başında gelmektedir. Birinci Dünya Savaşı’na da katılan Fransızlar; savaştan galibiyet ile ayrılmıştır. Ancak, Fransa’nın kaderi, İkinci Dünya Savaşı’nda farklı olmuştur. Nazi rejimi tarafından işgal edilen Fransız topraklarında yönetim anlayışı çökmüştür. Savaşın tamamlanmasıyla beraber ülkede dördüncü kez cumhuriyet ilan edilmiştir. Ancak, Cezayir Savaşı esnasında cumhuriyet rejimi tekrardan çökmüştür. Son olarak, 1958 yılında beşinci kez cumhuriyet ilan edilmiştir. Devletin rejimi; bu tarihten başlayarak günümüze kadar varlığını sürdürmektedir.

Fransa’ya Ne Zaman Gidilir?

Fransa gibi kalite ve huzur kokan bir şehri ziyaret etmek istiyorsanız en uygun zaman dilimini tercih etmeniz gerekir. Aslına bakıldığı zaman bu ülke hem yaz hem de kış aylarında gidilmek için uygun nitelikler taşımaktadır. Fransa’nın Akdeniz kıyıları özellikle yaz turizmi için tercih edilmektedir. Ancak, Alpler ve Pireneler üzerinde yoğun bir şekilde kış turizmi faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Bu noktada, kışın tatil yapmak adına Fransa’yı tercih ediyorsanız Ocak ve Şubat aylarında bu güzel ülkeye gitmelisiniz. Bilhassa Fransız Alpleri’nde bu aylarda yapacağınız tatillerin unutulmaz olacağını söyleyebiliriz.

Fransa; güney bölgesi haricinde yıl boyunca yağış alan bir ülkedir. Bu noktada, Mayıs ila Ekim ayları arasında hayal ettiğiniz gibi bir Fransa tatili yapmış olursunuz. Fransa denilince akla ilk gelen şehirlerden birisi olan Bordeaux’un meşhur bağ bozumuna katılmak için ise Eylül ila Ekim aylarını seçebilirsiniz.

Fransa’ya gideceğiniz zaman dilimine karar verirken mevsimlerden ziyade hangi etkinliğe katılmak istediğinizi dikkate almalısınız. Nisan ve Mayıs aylarının yanı sıra Eylül, Ekim ve Kasım aylarının da yoğun sezonlar olmamasından dolayı ziyaret için uygun dönemler olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra, daha önce söylediğimiz gibi etkinliklerin tarihleri de önem taşımaktadır. Örneğin, Cannes Film Festivali; her yıl Mayıs aylarında düzenlenmektedir. Paris Moda Haftası ise Eylül ayının sonu ila Ekim ayının başındaki haftada düzenlenir. Sonuç olarak, Fransa’ya ne zaman gideceğinizi bu detaylara bakarak belirleyebilirsiniz. Uçak bileti ve konaklama fiyatlarındaki indirim ve kampanyaları da takip edebilirsiniz.

Fransa’ya Nasıl Gidilir?

Fransa’ya gitmeden önce ülkeye hangi amaçla gideceğinize karar vermelisiniz. Gidiş sebebinize bağlı olarak seçenekleriniz değişecektir. Turistik amaçlarla gitmek istiyorsanız yalnızca uçak biletinizi alıp yola çıkmanız yeterli olacaktır. Ancak, otel veya uçak bileti olmadan dertsiz tasasız bir şekilde gitmek istiyorsanız Fransa turlarını araştırmalısınız. Neredeyse herkesin bütçesine hitap eden Fransa turu bulunmaktadır. Tur fiyatları bazen çok yüksek olsa da indirim zamanlarını araştırmak gerekir. Bunun yanı sıra, Fransa’da akrabanız varsa bu ülkeye daha kolay bir şekilde gidebilirsiniz. Bu yüzden, Fransa’ya vize aşamasında davetiye almayı unutmamalısınız. Erasmus ile gidiyorsanız neredeyse hiçbir ücret ödemeden gitme şansınız bulunmaktadır.

Fransa’ya gitmek için geçerli bir gidiş sebebiniz bulunmalıdır. Bunun yanı sıra, gerekli maddi kaynağa sahip olmanız gerekir. Uygun vize türüne göre vize almanız gerekli bir diğer husustur. Konaklama ve uçak bileti gibi hususları önceden halletmelisiniz. Bu noktada, biraz da Fransa vizesinden bahsedelim. Fransa; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize isteyen ülkelerden birisidir. İstedikleri vize ise Schengen vizesi olmaktadır. Ancak, yeşil pasaportunuz olduğu takdirde bu vizeden bağımsız olarak Fransa’ya giriş yapabilirsiniz.

Türkiye’den Fransa’ya gitmek son derece basittir. Hem İstanbul hem de Ankara’dan haftanın neredeyse her günü direkt uçuş bulunmaktadır. Aynı zamanda, aktarmalı uçuşlar da yer almaktadır. Paris, Bordeaux, Nantes, Nice, Marsilya ve Lyon şehirleri için rahatlıkla uçuş bileti bulabilirsiniz. Son olarak, Fransa turistik vizesi alma noktasında sorun yaşama ihtimalinizin olmadığını söyleyebiliriz. Yukarıda bahsettiğimiz kriterleri karşıladığınız takdirde dünyanın en çok rağbet gören vize türü olan Fransa turistik vizesine sahip olabilirsiniz.

fransa nerededir
Fransa-Türkiye

Fransa İklimi ve Hava Durumu

Fransa; Avrupa’nın en büyük ülkelerinin başında gelmektedir. Ülke; kuzeyinden ve güneyinden gelen etkilerden dolayı farklı iklim özelliklerine sahiptir. Kuzeyden gelen Atlantik Okyanusu ve güneyden gelen Akdeniz tarafından etkilendiğini söylemek gerekir. Fransa iklimi; ılıman olmakla beraber ülkenin güneyinde bulunan bölgelerde subtropikal iklim hakim olmaktadır. Fransa’da kışlar nemli, yumuşak ve ılık geçmektedir. Yılın neredeyse her bölümünde kuvvetli batı rüzgarları esmektedir. Aynı zamanda, ülkenin dağlık kısımlarında kışın oldukça soğuk ve yağışlı geçmektedir. Fransa’nın merkezinde ise karasal iklim hakim olmaktadır.

Fransa’da bilhassa ilkbahar aylarında son derece değişken bir hava durumu bulunmaktadır. Mart ayından itibaren hava sıcaklığının kademeli olarak arttığını söyleyebiliriz. Nisan ayının ortalarında ise ortalama sıcaklıklar 12C’ye ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra, bu dönemde ülkede yağışlara rastlanmaktadır. Tüm Nisan ayı boyunca devam eden yağmurların sıcaklıklar üzerinde belirgin bir etkisi vardır. Yaz aylarında ise hava sıcaklığı daha dengeli bir hale gelmektedir. Sıcaklıklar; ülke genelinde 28 ila 30C arasına ulaşmaktadır. Temmuz ayında yılın en sıcak günleri yaşanmaktadır. Bu dönemde hava sıcaklıkları nadiren 30C’nin altına düşmektedir. Kış aylarında ise ortalama sıcaklık 7C’nin altına düşmemektedir. Ocak ayı; yılın en yağışlı dönemi olarak bilinmektedir. Şubat ise yılın en soğuk ayı olarak dikkat çekmektedir. Bu ayda kar yağışlarına rastlanmaktadır. Bilhassa yaz turizmi için ülkeye gelmek isteyenlerin tercihi kesinlikle Ocak veya Şubat ayı olmalıdır.

Fransa Mutfağı

Yazımızın belki de en çok merak ettiğiniz kısmıyla karşınızdayız! Fransız mutfağı; tüm dünya mutfakları arasında en iyilerden birisi olmasıyla dikkat çekmektedir. Zenginliği, çeşitliliği ve lezzeti ile ünlü olan Fransız mutfağında herkesin damak tadına uygun yiyecekler bulmak söz konusudur. Fransız mutfağında aynı zamanda yemek pişirmenin sanatsal yönü ortaya çıkarılmaktadır.

Fransızların kendilerine has yemek kültürünün oluşması; Ortaçağ dönemine kadar dayanmaktadır. Fransız Devrimi’nin ardından tüm dünyada popüler hale gelen Fransız mutfağı; aynı zamanda ülkenin birçok bölgesinde farklılık göstermektedir. Champagne, Alsace ve Lorraine bölgelerinde daha çok et yemekleri ön plandadır. Deniz kıyısında bulunan Normandiya, Picardie, Bretenya ve Nord-Pas-de-Calais gibi bölgelerde deniz ürünleri tercih edilmektedir. Bu bölgelerde midye, ıstakoz ve karides tüketildiğini söylemek gerekir. Ancak, Fransız mutfağını en iyi şekilde yansıtan restoranların ve yemeklerin Paris’te olduğunu söylemeliyiz.

Fransız Yemek Kültürü

Fransa’da yemekler belirli bir sıraya göre yenmektedir. Yemek masasına ilk olarak bir aperitif gelmektedir. Ardından, lezzetli bir çorba veya salata ile yemeğe devam edilmektedir. Et yemekleri başta olmak üzere ana yemek ikramı bir sonraki aşamayı temsil etmektedir. Fransızlar da tıpkı Türk vatandaşları gibi gün içerisinde üç öğünü geçmemeye çalışırlar. Fransız yemeklerinin bu kadar lezzetli olması ise tereyağı kullanmalarıyla yakından alakalıdır. Peynir ve şarap ile beraber tereyağının da Fransız mutfağının vazgeçilmezleri arasında olduğunu söyleyebiliriz. Margarin ve Ayçiçek yağı çok fazla tercih edilmez. Tüm bunlara ek olarak, Fransız yemek kültüründe ara sıcakların yeri bir hayli önemlidir. Zeytin yetiştirme konusunda gelişmemiş olmalarından dolayı yemeklerinde zeytine çok fazla yer vermezler.

Fransızlar; salatalarına limon yerine sirke koymayı tercih ederler. Hindistan veya Tayland mutfağında olduğu gibi yemeklerde yoğun bir şekilde baharat kullanılmaz. Daha mütevazi bir lezzet tercih edilmektedir. Ekmek kültürlerinin bir hayli gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Fransızlar; yemekten ziyade sunuma odaklanırlar. Aynı zamanda, tatlıyı çok severler. Hamurlu ve çikolatalı tatlılar favorileri olmaktadır. Bilhassa krep ile birbirinden güzel tatlılar yaparlar. Çikolata ve meyve parçacıklarıyla hazırlanan krepleri Fransa’daki sokak satıcılarından satın alarak yiyebilirsiniz. Bir başka tatlıları ise Türkiye’de de çok sevilen profiterol olmaktadır. İtalya’ya ait olarak bilinen makaron ise Fransa’da çok fazla sevilmektedir. Farklı bir sunumuyla göz doldurmaktadır.

Fransız tatlılarını anlatmaya devam edelim! Hem görünüşüne hem de tadına hayran kalacağınız Pots de Kreme; bilhassa kahve sevenler için harika bir tatlı olmasıyla dikkat çekmektedir. Çikolata ve kremşantinin buluştuğu Rokoko tatlısına da hayran kalacaksınız. Tüm bunlara ek olarak, çikolatalı mus, Peach Melba, ekler, Galette, Madelaine gibi eşsiz lezzette tatlıları bulunmaktadır.

Fransız Mutfağının Et Yemekleri

Fransız mutfağında et ve tavuk yemeklerinin hem lezzeti hem de sunumu bir harikadır. Kırmızı etlerin yanı sıra kırmızı şarap içilmektedir. Balık ve tavuk etleriyle beraber ise beyaz şarap tercih edilmektedir. Tatlı ve meyvelerin yanında ise isteğe bağlı olarak beyaz şarap veya şampanya içilmektedir. Fransızların mutfak kültüründe farklı bir yeri olan et yemeklerinde de tereyağı kullanılmaktadır. Etlerin soslu ve az baharatlı olmasına dikkat edilmektedir. Etlerin pişirilme yöntemi ise Fransa’nın her bölgesinde aynıdır. Denize kıyısı bulunan yerleşim yerlerinde kırmızı etten ziyade deniz ürünlerinin tercih edildiğini söylemeliyiz. Fransa’da et yemeklerini birbirinden kaliteli restoranlarda yiyebilirsiniz. Bilhassa Paris’te neredeyse beş bin farklı restoran bulunmaktadır.

Fransız Mutfağının Çorbaları

Fransızlar; çorbalarında şarap kullanmaktadır. Mercimek soslu çorbalarında beyaz şarap kullanılmaktadır. Aynı zamanda, her çorbaya kıvam verilmesi için krema eklenmektedir. Naneli bezelye çorbası; ülkedeki en çok sevilen çorbaların başında gelmektedir. Fransız mutfağında çorba yapımında genel olarak mevsim sebzeleri tercih edilmektedir. Sebze çorbaları; çok leziz olmakla beraber içlerine doyurucu olması adına makarna eklenmektedir. Ülkenin en bilindik çorbaları arasında kabaklı Vişisuaz çorbası bulunmaktadır.

Fransız Mutfağının Sosları

Bilhassa et yemeklerinin yanında ete uygun soslara yer verilmektedir. Beşamel sos; Türkiye’de olduğu gibi Fransa’da da çok fazla tercih edilmektedir. Makarna ve etlere lezzet katılması için beşamel sos kullanılmaktadır. Beşamel sos dışında beyaz soslar da oldukça popülerdir. Süt yerine et suyunun kullanıldığı bu soslar çok fazla tercih edilmektedir. Türkiye’deki domates sosuna benzeyen kırmızı sosların içerisinde ise domates yerine havuç kullanılmaktadır. Bir diğer Fransız sosu ise kahverengi soslardır. Keskin bir tadı bulunmaktadır. Beyaz sos ise etlere çok yakışmaktadır. Fransız mutfağının tüm dünyada tanınması saydığımız bu soslar sayesinde olmuştur.

Fransız Mutfağının Mezeleri

Fransız mutfağında peynirlerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Neredeyse her öğünde peynirlere yer verilmektedir. Bu noktada, Fransızların meze kültürlerinde de peynirlere ayrı bir önem verilmektedir. Chevre; bilhassa tatlı peyniri olarak tercih edilmekle beraber yemeklerin yanında her zaman kendisine yer bulmaktadır. Acılı avokado ezmesi ise yemeklerin yanında mutlaka kullanılan bir meze türü olmaktadır. Peynir çeşitleri kadar onlara eşlik eden mantarların da önemli bir yeri bulunmaktadır.

Fransız Mutfağının Dikkat Çekici Yemekleri

  • Fransız tostu: Fransa’da kahvaltılar dışında neredeyse her öğünde kendisine yer bulmaktadır. Kaşar peyniri ve yumurta ile hazırlanmasının yanı sıra yapımında tereyağı kullanılmaktadır.
  • Kruvasan: Dünyanın neredeyse her ülkesinde satılan kruvasan; Fransız mutfağının en çok tercih edilen atıştırmalıkları arasında bulunmaktadır.
  • Fransız Usulü Kremalı Mantar Sosu: Harikulade bir tada sahip olan bu sos; hem et yemeklerinde hem de makarnalarda kullanılmaktadır.
  • Tatlı Fransız Tostu: Rulo şeklinde hazırlanmaktadır. Kahve ve çayla beraber harika bir lezzet ikilisi oluşturmaktadır.
  • Fransız Pastası: Misafirlerini farklı bir lezzetle karşılamak isteyenler tarafından tercih edilmektedir.
  • Fransız Keki: Çay saatinin vazgeçilmezleri arasında bulunmaktadır.
  • Fransız Baget Ekmeği: Neredeyse her öğünde kendisine yer bulmaktadır.
  • Çikolatalı Fransız Turta Kek: Çikolataya neredeyse her tatlı türünde yer veren Fransızların ortaya çıkardığı harika bir lezzettir.
  • Fransız Usulü Soğan Çorbası: Fransızlar tarafından çok sevilmektedir. Aynı zamanda çok şifalı ve faydalı olduğu düşünülmektedir.
  • Fransız Usulü Benye: Türkiye’deki pişiye benzeyen bu lezzet; bizde olduğu gibi Fransa’da da kahvaltıların vazgeçilmezi olmaktadır.
  • Cafe de Paris Soslu Et Yemekleri: Fransız mutfağının vazgeçilmezi olan Cafe de Paris sosu; bilhassa her çeşit et yemeğinde kendisini göstermektedir.
  • Paris Brest: Fransızlara özel harika bir lezzete sahip pastadır.

Fransa’da Ulaşım

Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden birisi olan Fransa; ulaşım altyapısı bakımından en iyi ülkelerin başında gelmektedir. Bu noktada, Fransa’ya gittiğiniz takdirde hem ekonomik hem de hızlı ulaşım seçenekleriyle ülkeyi baştan sona kadar gezebilirsiniz. Fransız topraklarında genel olarak demiryolu taşımacılığı tercih edilmektedir. Ülkenin en büyük demiryolu ağı Paris’te bulunmaktadır. Yalnızca Fransa’nın şehirlerine değil komşu ülkelere de demiryolu ulaşımı vardır. Yerel ve bölgesel yüksek hızlı trenlerin yanı sıra ekspres trenler de çok fazla tercih edilmektedir.

Fransa’da en çok tercih edilen toplu taşıma araçlarının başında tahmin edebileceğiniz otobüsler bulunmaktadır. Ancak, toplu taşıma yüzünden ciddi trafik sorunları yaşanmaktadır. Şehirlerarası ulaşımda otobüslerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, geceleri seyahat etmek zorunda kalanlar için özel olarak tasarlanmış gece otobüsleri vardır. Metro altyapısı oldukça gelişmiş olmakla beraber yalnızca başkente değil yakınlardaki banliyölere de hizmet sunmaktadır. Paris’te 17 düzenli metro hattı bulunmaktadır. Aynı zamanda, turistlerin faydalanması adına her istasyonda net haritalar ve şemalar yer almaktadır.

Fransa’da trenler belirli bir programa göre çalışmaktadır. Her 15 dakikada bir olmak üzere tren seferleri bulunmaktadır. Ayrıca, şehirlerarası tren seferlerinin sayısı; şehirlerarası otobüs sayılarına kıyasla daha fazladır. Ülkede su taşımacılığının da çok fazla tercih edildiğini söyleyebiliriz. Fransa- İngiltere ve Fransa-İrlanda olmak üzere konforlu feribotlarla ulaşım mümkündür. Turistlerin en çok tercih ettiği güzergah ise Corsica’ya giden yolcu gemileri ve feribotlar olmaktadır. Bunun yanı sıra, Paris civarında turizm sezonunda aktif olarak faaliyet gösteren küçük eğlence tekneleri bulunmaktadır.

Fransa’nın demiryolu ve denizyolu taşımacılığı kadar karayolu taşımacılığı da oldukça gelişmiştir. Ülkedeki karayolları son derece gelişmiş olmakla beraber kaliteli kaldırımlar mevcuttur. Otoyollar, ulusal yollar ve departman yolları olmak üzere çeşitli kategoriler bulunmaktadır. Ülkede yolların kalitesi yüksek olmasına rağmen bilhassa Paris gibi şehirlerde turistlerin araçlarıyla bir yerden bir yere gitmesi kolay değildir. Bunun sebebi ise özellikle işe gidiş ve çıkış saatlerinde trafiğin son derece sıkışık olmasıdır. Ayrıca, ülkede park sorunu yaşanmaktadır.

Fransa’nın havayolu konusunda da çok ciddi ulaşım seçeneklerinin olduğunu söyleyebiliriz. Fransa’daki en büyük havalimanının Charles de Gaulle olduğunu söyleyebiliriz. Başkent Paris’e yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan bir havalimanıdır. Bu havaalanına taksi, metro veya otobüs yoluyla ulaşabilirsiniz. Charles de Gaulle havalimanında yolcular için kaliteli yaşam seçenekleri bulunmaktadır. Havaalanı içerisinde şık restoranlar ve kafeler vardır. Aynı zamanda, birçok hediyelik eşya satan dükkan bulunmaktadır.

Orly havalimanı ise ülkenin en büyük ikinci havalimanı olarak bilinmektedir. Paris’te yaklaşık 14 km güneyde bulunmaktadır. Ayrıca, buradan Charles de Gaulle’ye düzenli olarak otobüs seferleri yer almaktadır. Rahat bir dinlenme alanının yanı sıra yeme içme konusunda da sayısız alternatif bulunmaktadır. Nice Cote d’Azur ve Bordeaux havalimanı ise ülkenin diğer büyük havalimanları arasında yer almaktadır. Daha önce de söylediğimiz gibi Türkiye’den Fransa’nın birçok şehrine düzenli olarak uçak seferleri yapılmaktadır.

Fransa Gezilecek Yerler

Fransa’ya geldiyseniz gezilecek yerler konusunda çok ama çok şanslısınız! Dünyanın en romantik ve aşk dolu ülkesi olan Fransa’da harika bir balayı geçirebilirsiniz. Fransa gezilecek yerler denildiği zaman aklınıza ilk olarak Paris’in geldiğinin farkındayız. Hadi başlayalım!

Paris Gezilecek Yerler

12 milyona yakın nüfusuyla beraber dünyanın kalabalık ama romantik şehirlerinin başında gelmektedir. Şehrin merkezinin nüfusu ise 2.3 milyon olarak bilinmektedir. Sen Nehri çevresinde yer alan Paris; Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan birçok yapısıyla dikkat çekmektedir. Aynı zamanda, her bir köşesi tarih kokan bir şehirdir. Ortaçağ ve Roma dönemlerine ait birçok yapıyı şehirde görmek mümkündür. Uzun bulvarlar, görkemli yapılar, büyük parklar ve sizi masal dünyasında hissettirecek özellikleriyle Paris’in her bir köşesine hayran kalacaksınız. Paris’e geldiyseniz ilk olarak Sen Nehri’nden başlamalısınız. Bunun dışında, müzeleri, tarihi yapıları ve meydanlarıyla beraber Paris’te gezilecek çok fazla yer bulunmaktadır.

  • Eyfel Kulesi: Paris denildiği zaman akla ilk olarak Eyfel Kulesi’nin geldiğini biliyoruz. Paris’in sembolü olarak bilinen demir kule; her yıl yaklaşık altı milyon insan tarafından ziyaret edilmektedir. Fransız Devrimi’nin 100.yıldönümü dolayısıyla 1889 yılında inşa edilmiştir. Kule; üç farklı bölümden oluşmaktadır. Tüm bölümlere asansör veya yürüyerek çıkmak mümkündür. Kulenin ilk bölümünde tanıtım amacıyla bir müze yer almaktadır. İkinci bölümde dünyanın en popüler restoranlarından birisi Jules Verne Restaurant ve üçüncü bölümde ise seyir terası bulunmaktadır. Bunun dışında, Eyfel Kulesi bilet fiyatları ve diğer hususlar hakkında kulenin internet sitesi üzerinden bilgi alabilirsiniz. Eyfel Kulesi’nin önünde fotoğraf çektirmenin hiç şüphesiz Fransa geziniz için hayati öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz.
  • Louvre Müzesi: Dünyanın en büyük müzelerinin başında gelmektedir. Mona Lisa ve Venus de Milo dünyaca ünlü sanat eserlerini bu müzede bulmak mümkündür. Yaklaşık 35 bin resim, heykel ve sanat eserinin burada bulunduğu bilinmektedir. Süryani sanatından tutun da Yunan ve İslam sanatlarına kadar sayısız eseri burada bulabilirsiniz.
  • Arc de Triomphe: Zafer Takı olarak Türkçe’ye çevrilmektedir. Paris’in en ünlü anıtı olmasıyla bilinmektedir. Fransız devrimcilerinin ve Napolyon Savaşlarının anısına dikilmiş bir anıttır. Zafer Takı’nın en üst katına çıkarak Paris manzarasını seyredebilirsiniz.
  • Sen Nehri: Daha önce de söylediğimiz gibi dünyanın en popüler nehirlerinden birisi olan Sen Nehri’ni kesinlikle görmelisiniz. Şehri ikiye bölmesinin yanı sıra Fransa’nın en önemli su yollarının başında gelmektedir. Bu nehri görmeye geldiğiniz takdirde teknelerle eşsiz bir yolculuk yapma şansına sahip olabilirsiniz. Yemekli ve yemeksiz olmak üzere iki farklı tekne turu düzenlenmektedir.
  • Versay Sarayı: Paris’ten 20 km uzaklıkta bulunan Versay kasabasında yer almaktadır. Avrupa’nın en büyük sarayı olmakla beraber Pazartesi dışında haftanın her günü ziyaret edilmektedir.
  • Notre Dame Katedrali: Her yıl on milyon ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Şehrin dini merkezi olmasından dolayı önemlidir. 2019 yılında meydana gelen yangından dolayı ziyaretçilerin ziyaretine şu aşamada kapalıdır.
  • Pantheon: Geçmişte kilise olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise Voltaire, Jean Jacques Rousseau, Victor Hugo, Marie Curie, Pierre Curie gibi önemli isimlerin mezarları burada bulunmaktadır. Aynı zamanda, Paris’in şehir manzarasını izlemek için ideal bir adrestir.
  • Orsay Müzesi: 1848 ila 1914 yılları arasındaki Avrupa tablolarını, heykellerini ve fotoğraflarını bu müzede görmek mümkündür. Vincent Van Gogh gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserleri burada bulunmaktadır.
  • Lüksemburg Bahçesi: Paris’in müzelerini ve saraylarını görmekten sıkıldıysanız ve yeşil alan hasreti çekiyorsanız sizin için ideal bir yerdir. 25 hektarlık bir alanda her çeşit insanın yuvası konumundadır.
  • Disneyland Paris: 1992 yılında Paris’te kurulan Disneyland; harika bir eğlence mekanı olmasıyla dikkat çekmektedir. İki tema parkın yanı sıra birçok otel, alışveriş merkezi, restoran, eğlence merkezi ve bir golf kursu içermektedir.
  • Şanzelize Caddesi: Paris’in mutlaka görülmesi gereken efsane caddelerinden birisidir. Sokak lambaları, kestane ağaçları ve daha birçok güzel özelliği bulunmaktadır. Hem gündüz hem de gece saatlerinde mutlaka görülmesi bir yerdir. Cadde üzerinde bulunan mağazalar, restoranlar, alışveriş merkezleri, sinemalar, turistik dükkanlar kaliteli olmakla beraber turistlerin ilgisini çekecek detaylar taşırlar. Bunun yanı sıra, bu cadde üzerinde Fransa Bisiklet Turu düzenlenmektedir. Ayrıca, 14 Temmuz Fransız Ulusal Günü kutlamaları burada yapılmaktadır.
  • Concorde Meydanı: Paris’in en büyük meydanı oluşuyla dikkat çekmektedir. Fransız Devrimi ve İkinci Dünya Savaşı gibi olaylarda tarihe tanıklık etmiştir. Birçok ismin idam edildiği bu meydan; günümüzde şehrin en işlek yerleri arasında bulunmaktadır.
  • Pont Neuf: Paris’teki Sen Nehri üzerinde yer alan en eski köprü olmasıyla dikkat çekmektedir. Köprü üzerinden Paris’in tüm ışıltısını izlemek mümkün olmaktadır.
  • Le Marais: Paris’in en hareketli ve işlek yerleri arasında bulunmaktadır. Dünyanın en güzel mimari yapılarına sahip olmakla beraber oldukça elit bir semttir. Müzeleri, sanat galerileri ve tarihi siteleri sayesinde mutlaka görülmesi gereken bir yer olarak dikkat çekmektedir. Aynı zamanda, yeme içme konusunda sayısız alternatif bulundurmaktadır. Falafel dükkanlarının yanı sıra alışveriş yapılabilecek sayısız dükkan, kafeler, restoranlar, hediyelik eşya satılan yerler, kitapçılar ve daha birçok mağaza ya da dükkanın burada bulunduğunu söyleyebiliriz.
  • Montmartre: Montmartre Tepesi; şehrin en yüksek noktasını meydana getirmektedir. Bu tepe sayesinde eşsiz Paris manzarasını izlemek mümkün olmaktadır. Kafeleri ve film stüdyoları ile mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Bunun yanı sıra, dünyaca ünlü gece kulüplerinin burada olduğunu da eklemek gerekir.
  • Paris Yeraltı Mezarları: Paris’te yüzyıllar boyunca ölülerin gömüldüğü mezarların bir süre sonra salgın hastalık meydana getirdiği gerekçesiyle kapatıldığı bilinmektedir. Bu mezarları gezmek için günümüzde oldukça uzun kuyruklar oluşmaktadır. 200 kişilik gruplar halinde ziyaretçilerin içeri alındığı bilinmektedir.
  • Ulusal Doğa Tarihi Müzesi: Doğa hakkında daha çok bilgilenmek isteyenlerin mutlaka görmesi gereken bir müzedir. İçerisinde eşsiz koleksiyonlar bulunmaktadır. Bilimsel araştırma ünitelerinin yanı sıra müzeleri ve eğitim kurumlarıyla da beğeni toplamaktadır.
  • Les Passages Couvertes: 19.yy’a ait olan Paris’in birbirinden meşhur pasajlarını kesinlikle görmelisiniz. Paris mimarisinin belki de en güzel örnekleri burada bulunmaktadır. Butiklerin yanı sıra kitapçılar, kafeler, restoranlar, çay odaları ve içki dükkanları yer almaktadır.
  • Saint Martin Kanalı: Paris’in doğu kısmının mutlaka görülmesi gereken yerleri arasında bulunmaktadır. 4.5 kilometre uzunluğundaki Saint Martin Kanalı; eşsiz bir güzelliğe sahip olmasından dolayı dikkat çekmektedir. Bilhassa gün batımının buradan izlenmesi tavsiye edilmektedir.
la tour eiffel vue de la tour saint jacques paris aout 2014 2
Paris – Fransa

Marsilya Gezilecek Yerler

Paris’in ardından bu sefer de ülkenin güneyine gitmeyi düşünüyorsanız tercihiniz kesinlikle Marsilya olmalı! Akdeniz kıyılarında bulunan Marsilya; aynı zamanda Akdeniz’in en büyük limanına sahip olmasından dolayı dikkat çekmektedir. Marsilya’ya gitmek için İstanbul’dan her gün karşılıklı olarak düzenlenen İstanbul- Marsilya uçak seferlerine katılabilirsiniz. Bunun yanı sıra, Marsilya’nın liman şehri olmasından dolayı başka ülkelerden denizyolu ile de bu şehre gelebilirsiniz. Marsilya’ya geldikten sonra ise araç kiralayarak şehri detaylı olarak gezme şansına erişebilirsiniz. Marsilya’yı gezmeye Eski Liman tarafından başlayabilirsiniz. Kıyı boyunca eşsiz bir şehir manzarasını sizlere vaat etmektedir.

  • Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi: Marsilya denilince akla ilk gelen simge olarak dikkat çekmektedir. Akdeniz medeniyetini, kültürünü ve tarihini öğrenmek isteyenler için bu müzeyi gezmek bulunmaz bir fırsat olacaktır. Müze içerisinde yıl boyunca konserler, Akdeniz mutfağı sunumları ve film gösterileri gibi farklı etkinlikler düzenlenmektedir. Akdeniz coğrafyasının uygarlaşma sürecini, kültürünü ve tarihini ziyaretçilere anlatmak amacıyla faaliyetlerine devam etmektedir.
  • Notre Dame de la Garde Bazilikası: Marsilya’nın sembolü olarak dikkat çekmektedir. Bu kuleye dair en önemli gelişme; 1931 yılında çocuk İsa’yı kucaklayan Meryem heykelinin eklenmesi olmuştur. Buna ek olarak, şehre gelebilecek saldırılara karşı savunma amacıyla kaleler tasarlanmıştır.
  • Marsilya Eski Limanı: Marsilya’nın doğuşunu simgelemektedir. Geçmiş dönemde ana ticaret yolu olmasıyla bilinmektedir. Ancak, balıkçılık imkanlarının gelişmesi ve yatların limana yanaşmasıyla beraber ilerleyen yıllarda önemli bir turizm bölgesi haline gelmiştir. Bu yüzden, lüks restoran ve otellerin de liman çevresinde inşa edildiğini söyleyebiliriz. Vieux Port; Marsilya şehrinin sosyal hayatının merkezi konumunda bulunmaktadır. Marsilya Eski Limanı’na gelerek çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Sayısız yat ve teknenin bulunduğu bu liman çevresindeki restoranlarda vakit geçirerek eşsiz manzaranın nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
  • Le Panier: Marsilya’nın geçmiş dönemlere ait şehir kısmı olarak dikkat çekmektedir. Oldukça dar sokaklara sahiptir. İlk Çağ’dan başlayarak Orta Çağ’a kadar uzanan etkileri bu topraklarda görmek mümkündür. Küçük meydanlar ve taş merdivenlerin dikkat çektiğini söyleyebiliriz. Geçmişte son derece ıssız bir yer olan bu bölgede kentsel dönüşüm sürecinin ardından birçok restoran ve kafe inşa edilmiştir. Sonuç olarak, hem tarihi dokuyu hissetmek hem de güzel vakit geçirmek adına tercih edebileceğiniz bir bölgedir.
  • Longchamp Sarayı: Bu saray; hiç şüphesiz, şehrin en görkemli yapıları arasında bulunmaktadır. Şehre içme suyunun getirilmesini kutlamak adına inşa edilmiş bir saraydır. İnşa süreci otuz seneyi geçmiştir. Üç ana bölüme ayrılmaktadır. Su kalesi başta olmak üzere Güzel Sanatlar Müzesi ve Doğa Tarihi Müzesi; sarayın bölümlerini meydana getirmektedir. Müzenin içerisinde aynı zamanda bir sanat hazinesinin bulunduğunu da söylemeliyiz. 17. Ve 21.yy’dan kalma heykel ve tablolar; burada sergilenmektedir.
  • St Victor Manastırı: Avrupa sınırları içerisinde Hristiyanlığa ait en eski yapı olmasından dolayı dikkat çekmektedir. Romanesk tarzda yapılmıştır.
Marsilya-Fransa

Lyon Gezilecek Yerler

Fransa’nın güneydoğusunda bulunmaktadır. Gastronomi şehri olmasıyla dikkat çekmektedir. Paris ve Marsilya’nın ardından üçüncü büyük şehirdir. Fransa’nın iş ve sanayi sektörü bakımından en önemli şehridir. Bilişim ve ilaç firmalarının yanı sıra ipek üretim merkezi olmasıyla da dikkat çekmektedir. Lyon; Unesco Dünya Mirasları Listesi’ne girecek kadar güzel bölgelere sahiptir. Yaşam standartlarının bir hayli yüksek olduğunu da eklemek gerekir.

  • Eski Lyon: Avrupa’nın en büyük Rönesans alanı olarak bilinmektedir. Aynı zamanda, Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde bulunmaktadır. Şehrin dar sokaklarında dolaşmak ve eski zamanların tarihi dokusunu hissetmek harika bir aktivite olacaktır. Bu bölgede üç farklı kilise yer almaktadır. St Jean Caddesi; şehrin en kalabalık bölgeleri arasında bulunmaktadır. Kafeleri, restoranları ve hediyelik eşya satan dükkanlarıyla oldukça ünlü bir yerdir.
  • Lyon Güzel Sanatlar Müzesi: Müzeye dönüştürülmeden önce Benedictine Manastırı olarak kullanılmıştır. Paris’te bulunan Louvre Müzesi’nin ardından Fransa’nın ikinci en büyük güzel sanatlar müzesi olmasıyla dikkat çekmektedir. Antik zamanlardan Roma dönemlerine kadar birçok tarihi eser bu müzede sergilenmektedir.
  • Notre Dame de Fourviere Bazilikası: Eski şehir bölgesinde yer alan son derece görkemli bir yapıdır. Aynı zamanda, sizlere Lyon’u tepeden görme şansı sunmaktadır. Dört kuleye sahiptir. İç mimarisinde Bizans tarzına yer vermektedir. Bazilikanın üzerinde 58 metre yükseklikteki teras bulunmaktadır. Bu terasa çıkmak için ücret ödemeniz gerekir. Bunun yanı sıra, bazilikayı ziyaret etmek için 07.00 ila 21.30 arası, müze kısmını ziyaret etmek için ise 10.00 ila 17.30 arasında orada bulunmanız gerekir.
  • La Croix Rousse Bölgesi: Lyon’un çalışma tepesi olarak adlandırılmaktadır. Şehrin ekonomisinde önemli bir yer tutan ipek dokuma tezgahları burada bulunmaktadır. Roma İmparatorluğu döneminden bu yana bu bölgede yerleşim vardır. Lyon’un ipek üretim merkezi olarak bilinen bu bölge; aslında ipek üretim imkanlarının 19.yy’da buraya taşınmasının ardından bu özelliğiyle popüler hale gelmiştir. Canuts adı verilen ipek işçilerinin evleri de bu bölgede bulunmaktadır.
  • Pres’quile Bölgesi: Lyon’dan geçen iki nehir olan Rhone ile Saone arasındaki yarımada olarak bilinmektedir. Bu bölgenin genel olarak turistlerin favori mekanı olduğunu söyleyebiliriz. Yemek yemek ve alışveriş yapmak amacıyla buraya gelen turistlerin sayısı bir hayli fazladır. Şehrin en önemli ekonomik faaliyet alanlarından birisi olmasıyla dikkat çekmektedir. Yerel yönetim binalarının yanı sıra bankalar ve lüks markalara ait giyim mağazaları bu bölgede bulunmaktadır. Pres’quile Bölgesi; aynı zamanda Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde yer almaktadır.
b14f5a11 0826 4655 b83c 689190b43754
Lyon-Fransa

Strazburg Gezilecek Yerler

Fransa’nın doğusunda bulunmaktadır. Almanya sınırına yakın Alsas Bölgesi’nin en büyük şehridir. Ülkenin diğer bölgelerine kıyasla farklı bir yönetim anlayışına sahiptir. Devletin dini sistemlere ve dini kurumların işleyişine karışmadığı bir yönetim tarzına sahiptir. Fransa’daki din adamlarının maaşı; yalnızca Alsas Bölgesi’ndeki devlet tarafından ödenmektedir. Bir başka deyişle, Alman Protestan sistemine uygun bir yönetim anlayışı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, Alsas; Fransa’da okullarda Almanca öğrenilmesinin zorunlu olduğu tek bölge olarak dikkat çekmektedir.

  • Strazburg Katedrali: Strazburg’un en görkemli ve değerli Katolik ibadethanesi olarak dikkat çekmektedir. Gotik ve Romanesk mimarinin en önemli örnekleri bu bölgede bulunmaktadır. Strazburg; Alman etkisinin yoğun olarak görüldüğü bir coğrafya olmakla beraber Protestan nüfusu daha fazladır. Ancak, Strazburg Katedrali; Katolik mezhebine ait olmasına rağmen uzun yıllardır Strazburg’un en önemli ibadethanesi olarak dikkat çekmektedir. Bu katedral; Avrupa savaşlarından sürekli olarak etkilense de yenileme çalışmaları sayesinde varlığını devam ettirmektedir.
  • Rohan Sarayı: Yüzyıllar boyunca saray sınıfı tarafından kullanılmıştır. Fransız krallarının ve diğer saray mensuplarının ağırlandığı bir yer olarak dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra, yıllar içerisinde Strazburg belediyesi başta olmak üzere Strazburg Üniversitesi ve Rohan ailesi tarafından kullanılmıştır.
  • Strazburg Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi: Yirmi binden fazla eseri barındıran son derece önemli bir müzedir. Resim, heykel, grafik ve sanat gibi belirli dallarda icra edilmiş sanat eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Pablo Picasso başta olmak üzere Claude Monet ve Auguste Rodin gibi önemli sanatçıların eserlerine rastlanmaktadır. 1870 yılından günümüze kadar uzanan ve aynı zamanda Fransa ile Almanya gibi ülkeler için son derece önemli olan bu eserlere ev sahipliği yapılmaktadır.
  • Alsas Kültürü Müzesi: Alsas köy yaşamının en güzel örneklerine tanıklık edilebilecek bir müzedir. 18. ve 19.yy’daki Alsas Bölgesi’ndeki köy evleri, içlerindeki eşyaları, seramikleri ve çocuk oyuncaklarını görmek adına bu müze ziyaret edilmelidir. Geçmişteki köy yaşamını en iyi şekilde öğrenmek isteyenler için bu müzeyi gezmek muhakkak gereklidir.
  • Strazburg Güzel Sanatlar Müzesi: Rohan Sarayı’nın birinci katında bulunmaktadır. Rönesans döneminden tutun da 19.yy’a kadar uzanan birçok esere bünyesinde yer vermektedir.
  • Avrupa Sarayı: Strazburg; Avrupa kurumlarının merkezi olarak dikkat çekmektedir. Avrupa Sarayı; 1977 ila 1999 senelerine kadar AB Parlamentosu’na ev sahipliği yapmıştır. Bu saray; Avrupa Konseyi’ne ev sahipliği yapmaktadır. 17 toplantı salonunun yanı sıra genel kurul salonu bulunmaktadır.
  • Vauban Köprüsü: 1971 yılından bu yana tarihi eser statüsünde bulunmaktadır. Pembe renkli olmasıyla beğeni toplamaktadır. Bunun yanı sıra, Rohan Sarayı’na ve Strazburg Katedrali’ne ait bazı eserler burada sergilenmektedir.
  • Strazburg Tarih Müzesi: Orta Çağ’dan başlayarak Avrupa kurumlarının açılma sürecine kadar uzanan Strazburg tarihini yakından görmek adına bu müzeyi kesinlikle görmelisiniz. Bir şehrin yüzyıllardan bu yana süregelen macerasına en iyi şekilde şahit olabileceğiniz yer olarak dikkat çekmektedir.
  • Rhin Sarayı: Bu saray; Strazburg tarihi dışında Fransa ve Almanya ilişkileri açısından da son derece önemlidir. 1870 yılında Alman işgaline maruz kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında iki ülke arasında gidip gelen Rhin Sarayı; bir daha geri alınmamak üzere Fransa’nın hakimiyetine girmiştir.
  • St Pierre Protestan Kilisesi: Şehrin tam merkezinde bulunmaktadır. Halkın ihtiyaçlarını karşılama noktasında aynı isimle kurulmuş bir Katolik kilisesi de yer almaktadır. Bu sayede, oluşması muhtemel herhangi bir karışıklığın önüne geçilmiştir.
img 6757 1280x920 1
Strazburg-Fransa

Nice Gezilecek Yerler

Fransa’nın mutlaka görülmesi gereken masmavi doğası ve eşsiz güzellikleriyle bilinen bir şehir olmaktadır. Nice; bir Akdeniz şehrinde olması gereken tüm özellikleri taşımaktadır. Hem şirin hem de aşık olunacak kadar görkemli bir şehirdir. Tanrı’nın gökyüzündeki cennetinden bir parça olmasıyla dikkat çekmektedir. Nice; Fransa’nın güneydoğusunda bulunmaktadır. Fransa’nın en büyük beşinci kenti olma özelliğini taşımaktadır. Bu şehirde bulunan Nice Cote d’Azur havalimanı; ülkenin en yoğun üçüncü havalimanı olmasıyla dikkat çekmektedir. Nice; tüm bunlara ek olarak, yıllar boyunca sanatçıların ve aristokratların yeri olmuştur.

  • İngiliz Kaldırımı: Kentin simgelerinin başında gelmektedir. Şehrin sakinlerinin yürüyüş yaptığı bir yer olarak dikkat çekmektedir. Denizin, manzaranın ve güzel havanın tadını çıkarmak adına yapılacak en iyi aktivite İngiliz Kaldırımı’nda gezmek olacaktır. Yedi kilometre uzunluğunda bir yol olmakla beraber bisiklet sürmek için harika bir seçenek sunmaktadır. Mavi sandalyelerin yanı sıra halk plajları ve özel plajlar da bu bölgede bulunmaktadır. Oldukça güzel ve geniş plajlarda denize girmek mümkündür. Bunun yanı sıra, İngiliz Kaldırımı’nda yıl içerisinde Nice Karnavalı ve Çiçekler Savaşı gibi etkinlikler düzenlenmektedir.
  • Eski Nice: Nice’in eski şehri olmasıyla dikkat çekmektedir. Eski evlerin, tarihi sokakların ve yaşanmış anıların kendisini gösterdiği bu semtte Orta Çağ’dan bu yana son derece önemli yapılar yer almaktadır. Ancak, günümüzde şehrin en önemli turistik bölgesi olarak birçok turistin akın ettiği bir yer olarak dikkat çekmektedir. Geçmişten bu yana varlığını devam ettiren eski binalar; günümüzde restoran, kafe, hediyelik eşya dükkanı, sanat galerisi ve şarap evi olarak hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra, Nice Katedrali; bu şehrin en önemli yapısı olarak dikkat çekmektedir. Çiçek, sebze ve meyve pazarlarının bulunduğu Cours Saleya isimli önemli bir caddenin de muhakkak görülmesi tavsiye edilmektedir.
  • Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi: 1990 yılından bu yana ziyarete açık bir yerdir. Hem yürüyerek hem de tramvayla ulaşmak mümkündür. Müzede hem Avrupa hem de Amerika sanatına özgü birçok eser bulunmaktadır. Üniversite öğrencilerinin ücretsiz girmesine olanak sağlanmaktadır. Bu müzede, 300’den fazla sanatçının 1300’den fazla eserine yer verilmektedir. Aynı zamanda, müzenin on farklı salonunda söz konusu eserler sergilenmektedir.
  • Kale Parkı: Şehrin manzarasına en yakın noktadan şahit olmak isteyenler için ideal bir yerdir. Genel olarak yürüyerek çıkılan bir yer olsa da mini tren ile de ulaşım mümkündür. Birçok kişinin piknik yaptığı yer olarak bilinmektedir. Aynı zamanda, çocukların oyun oynaması için de son derece uygun bir alandır.
  • St Nicholas Rus Ortodoks Katedrali: 1912 yılından bu yana hizmet vermekle beraber Fransa’nın en ünlü anıtları arasında bulunmaktadır. Aynı zamanda, Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks katedrali oluşuyla dikkat çekmektedir.
  • Massena Müzesi: 15 bin parçadan oluşan bir müzedir. Buradaki eserler yirmiden fazla odaya ulaşmıştır. 1921 yılından bu yana Sanat ve Tarih Müzesi olarak hizmet sunmaktadır. Bunun yanı sıra, yıl içerisinde özel sergilere ve konserlere ev sahipliği yapan bir yerdir. Buna ek olarak, Nice şehrinde düzenlenen karnavalların da burada yapıldığını söylemeliyiz. Ayrıca, bu müzeye girişin ücretsiz olması ciddi bir avantajdır.
nice limani 1155x675 1
Nice-Fransa

Nantes Gezilecek Yerler

Fransa’nın diğer şehirlerini gezdikten sonra ülkenin batısına doğru yol aldıysanız ilk görmeniz gereken yerler arasında Nantes bulunuyor. Fransa’nın en büyük akarsularından birisi olarak bilinen Loire Irmağı üzerinde kurulan Nantes; aynı zamanda nüfus bakımından Fransa’nın en büyük altıncı şehri olarak dikkat çekmektedir. Nantes; aynı zamanda Atlas Okyanusu’na son derece yakın bir konumda bulunmaktadır. Bu yüzden, yılın dört mevsiminde ılıman okyanusal iklimin etkisinde yer almaktadır. Yağışlı bir şehirdir. Bu sebepten dolayı, Nantes’a gitmek adına ilkbahar ve yaz aylarını seçebilirsiniz. Nisan ila Temmuz ayları arasında Nantes seyahati yapmanız son derece doğru olacaktır. Bunun yanı sıra, Türkiye’den Nantes’a doğrudan uçuşun olmadığını söylemeliyiz. Aktarmalı uçuşlar sayesinde rahatlıkla bu şehre gidilebilir.

  • Bretonya Dükleri Şatosu: Şehrin tarihi merkezinde bulunmaktadır. Aynı zamanda, Nantes Tarih Müzesi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Şatoya giriş ücretsiz olmakla beraber Nantes Tarih Müzesi için normal ve öğrenci bileti için farklı ücretler ödenmektedir.
  • Saint Pierre Katedrali: Aynı zamanda, Nantes Katedrali olarak bilinmektedir. Gotik mimari örneği olmasından dolayı ayrı bir öneme sahiptir. İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük zarar gören bu katedral; ilerleyen yıllarda restore edilmiştir. Girişin ücretsiz olduğunu eklemeliyiz.
  • Güzel Sanatlar Müzesi: Nantes şehrine geldiyseniz bu müzeyi kesinlikle görmelisiniz. Bilhassa konumlandığı tarihi binası ve sahip olduğu eşsiz sanat koleksiyonu ile dikkat çekmektedir. Müzede, birbirinden değerli sanatçıların 13 ila 19.yy arasındaki eserlerini bulmak mümkündür.
  • Pommeraye Pasajı: Şehirdeki küçük alışveriş merkezlerinin başında gelmektedir. Mimarisi son derece dikkat çekicidir. Rönesans tarzı heykellerinin yanı sıra eşsiz bir iç tasarımıyla da göz doldurmaktadır. 1976 yılında tarihsel anıt ilan edilmiştir.
  • Versay Adası: Erdre Nehri’nde bulunmaktadır. Şehrin ortasında yer alan bu adanın sessiz sakin oluşuna ve huzurlu atmosferine kesinlikle hayran kalacaksınız. Bahçesinin taşlarla döşenmiş olduğunu da söylemek gerekir. Bunun yanı sıra, şelaleler ve Japon mimari tarzına sahip yapılar da göz doldurmaktadır.
  • Feydeau Adası: 1700’lü yıllarda inşa edilen bu ada; aynı zamanda Nantes şehrinin merkezinde yer almaktadır. Dekorasyonu ile dikkat çeken dış cephelere ve arka taraflarında bulunan bahçeleriyle bilinen mimari yapılara sahiptir.
  • Jül Vern Müzesi: Fransız yazar Jül Vern’e adanmış bir müzedir. 19.yy’dan kalma Loire Nehri manzarasına sahip güzel bir binada konumlanmaktadır. Müzenin içerisinde tahmin edilebileceği gibi Jül Vern’in eserlerinin kopyaları, kişisel eşyaları ve hikayelerinin kaynağını oluşturan birtakım objeler bulunmaktadır.
panorama depuis butte sainte anne
Nantes-Fransa

Toulouse Gezilecek Yerler

Fransa’nın güneybatısında bulunan bir şehirdir. Paris, Marsilya ve Lyon’un ardından Fransa’nın dördüncü büyük şehri olmasıyla dikkat çekmektedir. 950 bin kişilik nüfusuyla bilinmektedir. Sanayinin gelişmiş olduğu bu şehirde aynı zamanda genç nüfusun fazla oluşu dikkat çekmektedir. Toulouse denildiği zaman akla kiremit renkli binaları gelmektedir. Bu şehir; aynı zamanda Avrupa’nın en büyük havacılık merkezidir. Pembe şehir olarak bilinen Toulouse’yi gezmek için en az iki gününüzü ayırmanız gerekmektedir. Tarihi yapılarının yanı sıra doğal güzellikleri ve sakinliği ile dikkat çeken bu şehirde gününüzü gün edebilirsiniz.

  • Aziz Sernin Bazilikası: Şehir merkezinde bulunmaktadır. Romanesk mimarinin en güzel örneklerinin başında gelmektedir. Hatta, Avrupa’nın en büyük Romanesk yapısı olduğunu söylemeliyiz. Kral David ve elçilerine ait bazı heykeller bulunmaktadır. Aziz Sernin Bazilikası; 1998 yılından bu yana Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde yer almaktadır. Bu şehre gelen turistlerin ilk gitmek istediği yer olan bu bazilika; yıllar içerisinde birçok güçlendirme ve yenileme çalışmalarıyla yepyeni hale getirilmiştir.
  • Aziz Etienne Katedrali: Dini yapılarıyla dikkat çeken Toulouse şehrinin muhteşem mimarisiyle öne çıkan katedrallerinin başında gelmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir tasarıma sahiptir. 17 tane şapel burada bulunmaktadır. Bu katedrali ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Bunun yanı sıra, katedralin çevresinde antika pazarı bulunmaktadır. Buraya kadar gelmişken bu pazarı da muhakkak gezmelisiniz.
  • Jacoben Manastırı: 13.yy’dan günümüze kadar ulaşmıştır. Kiremit rengindeki tuğlaları ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini toplamaktadır. Burada bilhassa gün batımına dair birçok fotoğraf çekebilirsiniz. Manastırın dış mimarisi kadar iç mimarisinin de harika bir güzelliğe sahip olduğunu söylemek gerekir. Manastırın içerisinde kutsal emanetler dairesi başta olmak üzere papazlar meclis binası da bulunmaktadır. Bu katedral; Toulouse Eski Şehir bölgesinde yer almaktadır. Metro ile gidilmesi mümkündür.
  • Capitol Meydanı: Paris denilince akla Eyfel Kulesi geliyorsa Toulouse denildiği zaman da akla Capitol Meydanı gelmektedir. Şehrin gerçek anlamda merkezidir. Bu meydanda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Katedrallerin yanı sıra kiliseler, alışveriş dükkanları, tarihi binalar, restoran ve kafeler olmak üzere zaman geçirilecek ve mutlaka görülmesi gereken yerler bulunmaktadır. Buna ek olarak, birkaç gün boyunca Toulouse’da kalmak istiyorsanız kalacak yer bulmak için en iyi alternatifler Capitol Meydanı’nda yer almaktadır. Sonuç olarak, şehrin tarihi havasını görmek isteyenler için muhakkak görülmesi gereken bir yerdir.
  • Canal du Midi: Fransa’nın en uzun kanalı olarak bilinmektedir. Atlas Okyanusu ve Akdeniz’i birbirine bağlaması için tasarlanmıştır. Bunun yanı sıra, sahip olduğu güzellikten dolayı 1996 yılında Unesco Dünya Mirasları Listesi’ne alınmıştır. Bu kanal; geçtiğimiz yıllarda buğday ticaretinin yapıldığı günümüzde ise daha çok dinlenmek ve güzel vakit geçirmek amacıyla tercih edilen bir turizm merkezi haline gelmiştir. Canal du Midi’nin doğasına hayran olmamak mümkün değildir. Yemyeşil ağaçların ön planda olduğu bu kanalda hem yayalar hem de bisikletliler için ayrılmış özel alanlar bulunmaktadır.
  • Garonne Nehri: Toulouse ziyaretinde mutlaka görülmesi gereken bir nehirdir. Çünkü, şehri ikiye ayırmaktadır. Bunun yanı sıra, çevresinde yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmek için ideal nitelikler taşımaktadır. Buna ek olarak, Garonne Nehri üzerinde bulunan Pont Neuf’u da mutlaka görülmesi gereken yerler arasına koymanız gerekmektedir. Nehirde tekne turuna çıkmak ve şehirde bulunan yapılara bir de nehirde turlarken bakmak doğru bir aktivite olacaktır.
  • Auguistin Müzesi: Toulouse; diğer Fransız şehirleri kadar olmasa da birtakım sanatsal yapılara ev sahipliği yapmaktadır. Sanat düşkünü iseniz bu şehirde bulunan Auguistin Müzesi’ne yakından bakabilirsiniz. Heykel, resim ve güzel sanatlar dallarında birbirinden güzel ve kaliteli eserler kendisine yer bulmaktadır. Burada yaklaşık dört bin eser sergilenmektedir. Buna ek olarak, yıl içerisinde devamlı olarak sergiler düzenlenmektedir. Capitol Meydanı üzerinden yalnızca beş dakikalık bir yürüyüşle bu müzeye ulaşabilirsiniz.
  • Modern Sanatlar Müzesi: Müze görmek isteyenler için en uygun adreslerden birisidir. Resim, heykel ve fotoğraflardan meydana gelen eserlerin sergilendiği bu müzede dört binden daha fazla eser bulunmaktadır. Aynı zamanda, 1950 ve sonrasındaki eserlerin sergilendiğini söyleyebiliriz. Modern Sanatlar Müzesi’nde yıl içerisinde konserler, söyleşiler ve farklı performanslar sergilenmektedir.
  • Hotel d’Assezat: Şehrin en önemli tarihi yapılarından birisidir. Rönesans mimarisinin en güzel örnekleri arasında bulunmaktadır. Pembe kiremitlerle inşa edilen bu yapıyı ücretsiz olarak gezebilirsiniz.
  • Uzay Tema Parkı: İlginç bir şekilde bu şehirde uzaya dair bir deneyim yaşamak isterseniz yolunuz Uzay Tema Parkı olarak bilinen Cite de l’Espace’a düşmelidir. Daha önce de söylediğimiz gibi Toulouse; Avrupa’nın havacılık merkezidir. Bu parkta sanal uzay yolculuğuna çıkmanın yanı sıra güneş sistemini keşfetmek ve uzay roketinin içerisinde gezmek gibi fırsatlar bulunmaktadır.
5e9804a466a97c56aa893abc
Toulouse-Fransa

Cannes Gezilecek Yerler

Cannes; Fransa’nın güneyinde yer alan Fransız Rivierası’nın en ünlü şehirlerinden birisidir. Adından da anlaşılacağı üzere Cannes Film Festivali ve deniz turizminden dolayı tercih edilmektedir. Fransa’nın en zengin şehirlerinin başında gelmektedir. Çekici ve pahalı bir sahil kasabası oluşuyla dikkat çekmektedir. Cannes gezilecek yerlerden bahsetmek gerekirse;

  • Cannes Eski Şehir
  • La Croisette Bulvarı
  • Lerins Adaları
  • Cannes Plajları
  • Forville Pazarı

mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır. Dünyaca ünlü film festivalinden dolayı bu şehirde konaklama seçeneklerinin bir hayli gelişmiş olduğundan da bahsetmeliyiz.

b710f90eea0fd1991c06fca4dcf4d36854dc7113
Cannes- Fransa

Bordeaux Gezilecek Yerler

Uyuyan Güzel olarak bilinen bu şehir; 2000’li yıllarla beraber büyük bir değişim geçirmiştir. Bilhassa modern şehir içi ulaşım sistemlerinin varlığı sayesinde şehrin Paris, Marsilya veya Lyon’dan herhangi bir farkının kalmadığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda, trafiğe kapalı bulvarları ve neo-klasik mimarinin esintilerini taşıyan yapılarıyla göz doldurmaktadır. Tarihi bir liman kenti olmakla beraber Fransa’nın güneybatısında bulunmaktadır. Bordeaux gezilecek yerlerden bahsetmek gerekirse;

  • Borsa Meydanı
  • Büyük Bordeaux Tiyatrosu
  • Bordeaux Katedrali
  • Bordeaux Güzel Sanatlar Müzesi
  • Şarap Şehri
  • Bordeaux Eski Şehir
  • Bordeaux Halk Bahçesi

kesinlikle görmeniz gereken yerler arasında bulunmaktadır. Bu şehir; bilhassa tarihi bölgeleriyle göz doldurmaktadır. Aynı zamanda, insanın kendisini bir açık hava müzesindeymiş gibi hissedebileceği bir şehirdir. Bordeaux; bilhassa şarapçılık aktivitesiyle ünlüdür. Bu yüzden, şarapçılığın merkezi olarak bilinen St Emilion köyünü de ziyaret edebilirsiniz.

6324a1ea 2abd 4bda 95e8 912f227595fc
Bordeaux – Fransa

Montpellier Gezilecek Yerler

Fransa’nın güneybatısında bulunmakla beraber aynı zamanda ülkenin en büyük sekizinci şehri olmaktadır. Akdeniz’e kıyısının olması farklı bir husus olarak dikkat çekmektedir. Montpellier; Fransa’nın öğrenci şehri olarak bilinmektedir. Şehirde yetmiş binden fazla öğrenci bulunmaktadır. Buna ek olarak, bir Paris veya Marsilya kadar olmasa da ekonomik faaliyetler açısından devamlı olarak gelişmektedir. Klasik ve modern Fransız mimarisine ait birçok yapıyı şehirde görebilirsiniz. Bunun yanı sıra,

  • Musee Fabre
  • Montpellier Zooloji Parkı
  • Aquarium Mare Nostrum
  • The Triumph Arc
  • Montpellier Botanik Bahçesi
  • Languedoc Müzesi

şehirde kesinlikle görmeniz yerler arasında bulunmaktadır.

montpellier place de la comedie
Montpellier – Fransa

Lille Gezilecek Yerler

Ülkenin en büyük beşinci şehri olmakla beraber kuzey bölgesinde bulunmaktadır. Şehirdeki gezilecek yerlerden bahsetmek gerekirse;

  • Lille Eski Şehir Merkezi
  • Lille Güzel Sanatlar Sarayı
  • Lille Şehir Kapıları
  • Citadel of Lille
  • Lille Katedrali
  • Euralille
  • Büyük Meydan ve Vielille Borsası

şehrin dikkat çekici yerleri arasında bulunmaktadır.

lille scaled 1
Lille – Fransa

Evian Gezilecek Yerler

Kaplıca sularıyla dikkat çeken son derece küçük bir kasabadır. Turizm açısından güzel özellikler taşımaktadır.

  • Lumiere Sarayı
  • Cachat Pompa Odası

gibi dikkat çeken yerleri bulunmaktadır. Buna ek olarak, Saint Dissille kamp alanı ile harika bir tatil yapmak söz konusudur. Cenevre Gölü kıyısındaki bu alan bilhassa turistler tarafından ilgi görmektedir.

evian les bains
Evian – Fransa

Fransa Gece Hayatı

Kibirli ve soğuk olmalarıyla bilinen Fransızların eğlence anlayışları herkes tarafından merak edilmektedir. Buna ek olarak, Fransa’nın belki de dünyanın en romantik ülkesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada, Hollanda veya farklı bir Avrupa ülkesi gibi renkli bir eğlence anlayışının varlığının olup olmadığı herkesin merakıdır. Ancak, Avrupa’nın başkenti sayılabilecek bu ülkede eğlence konusunda aradığınız her şeyi eksiksiz olarak bulabilirsiniz.

Fransa’nın geniş meydanları, Arnavut kaldırımlı sokakları başta olmak üzere daha birçok özelliğini sayabiliriz. Aslında elinize bir içki alarak bu ülkede çok eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Üstelik, bunu yapmanızı sağlayacak türden barların sayısı da bir hayli fazladır. Bir başka deyişle, güneşin doğuşuna kadar saatlerce aralıksız olarak eğlenebileceğiniz türden barları ve gece kulüpleri ile Fransa; zannedilenin aksine tam bir eğlence ülkesidir. Bu noktada, Fransa gece hayatını şehir şehir incelemeye ne dersiniz?

Paris Gece Hayatı

Paris; Fransa’nın eğlence konusunda da başkentidir diyebiliriz. Tek başınıza eğlenebileceğiniz gibi eşinizle eğlenmenize imkan veren çok sayıda gece kulübü bulunmaktadır. Bilhassa güneş battığı zaman şehir çok daha canlı hale gelmektedir.

  • Le Luc des Lombards: Fransa’nın en bilindik caz kulüplerinin ve restoranlarının başında gelmektedir. Modern caz dinlemek istiyorsanız buraya muhakkak uğramalısınız. Eşinizle veya sevgilinizle beraber Fransa gece hayatının tadını çıkarma noktasında en iyi adres olacaktır.
  • Au Lapin Agile: Canlı tiyatro gösterileri; Fransa eğlence anlayışını ifade eden örnek olacaktır diyebiliriz. 1860 kabare barı olarak bilinen Au Lapin Agile; görüp görebileceğiniz en mükemmel performanslar ile sizi büyüleyecektir.

Lyon Gece Hayatı

Lyon; her konuda olduğu gibi eğlence hayatı konusunda da Paris’i takip etmektedir. Günün bitmesi ve şehre karanlığın hakim olmasıyla beraber bu güzel zamanların tadını çıkarmak adına şehirde bulunan bir bara gitmeyi tercih edebilirsiniz. Birçok pub ve kulübün bulunduğu bu şehirde bilhassa Presquile ve Croix Rousse; Lyon’un en hareketli bölgeleri arasında bulunmaktadır.

Paddy’s Corner; bilhassa yerel Fransız kalabalığında güzel vakit geçirmek isteyenler için son derece uygun bir ortamdır. Buradaki halkın oldukça mutlu bir şekilde bir şeyler içtiğini ve keyifli vakit geçirdiğini göreceksiniz. Hem Fransa gece hayatının tadını çıkarabilir hem de yepyeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Hatta, insanlarla muhabbet ederek Fransızca’nızı geliştirebilirsiniz. Hot Club Lyon; jazz dinlemek isteyenler için son derece uygun bir adrestir. En ünlü jazz sanatçılarına bu mekanda rastlayabilirsiniz.

Marsilya Gece Hayatı

Diğer Fransa şehirlerine kıyasla çok daha samimi ve sıcak bir şehir olan Marsilya’da bilhassa muhteşem bir bar kültürü bulunmaktadır. Carry Nation, Polikarpov gibi mekanlarda hem kaliteli vakit geçirebilir hem de Fransa eğlence hayatının tadını çıkarabilirsiniz.

Sonuç olarak, Fransa’nın gece hayatı konusunda farklı seçeneklere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda Paris başı çekse de küçük şehirlerde dahi harika eğlence mekanları bulunmaktadır. Fransız halkı; yaşamak için yaşamalıyız anlayışına sahiptir. Aynı zamanda, gece kulüplerini severler. Bunun yanı sıra, bilhassa Paris’te birçok mekanda giriş ücretinin alınmadığını söylemeliyiz. Fakat, şehirdeki içki fiyatları son derece pahalıdır. Fransa’da Paris başta olmak üzere farklı türde müzik çalan gece kulüplerine ve eğlence mekanlarına rastlayabilirsiniz. Bu tür mekanların özellikle dekorasyon açısından farklı özellikler taşıdığını da söylemeliyiz. Elektronik ve hiphop tarzındaki müziklerin çalındığı mekanlar doğal olarak 18-25 yaş arasındaki gençler tarafından tercih edilmektedir. Buna ek olarak, 25 ila 40 yaş arasındaki insanlar için caz ve rock tarzındaki eğlence mekanları da bulunmaktadır. Akşam 10’da açılan gece kulüpleri sabah 5’e kadar açık kalmaktadır.

Fransa Festivalleri

Fransa; daha önce de defalarca söylediğimiz gibi sanatın Avrupa’daki başkentidir. Bu yüzden, sanatsal etkinlikler başta olmak üzere ülkede neredeyse her konuda ayrı bir festivale rastlayabilirsiniz. Yılın her döneminde yapılan bu festivallere denk geldiğiniz takdirde bir turist olarak kendinizi çok şanslı hissetmelisiniz. Dini günler başta olmak üzere müzik, film, sanat, sinema, çikolata, narenciye, şarap ve kuklalar için sayısız festival düzenlenmektedir. Gelin hep birlikte Fransa’nın en ünlü festivallerine yakından göz atalım!

  • Cirque de Demain: Yarının Sirki anlamına gelmektedir. Her yıl Ocak ayının sonunda kutlanmaktadır. Bu festivale dünyanın en iyi sirk okullarından gelen akrobatlar, illüzyonistler ve palyaçolar katılmaktadır. Sayısız gösterinin yanı sıra katılımcılar arasında birbirinden heyecanlı yarışmalar düzenlenmektedir.
  • Nice Karnavalı: Yalnızca Fransa’nın değil aynı zamanda dünyanın en popüler karnavalları arasında bulunmaktadır. Her yıl Şubat ayının ortasında düzenlenmektedir. 15 gün süren bir etkinliktir. Festival kapsamında Çiçek Yürüyüşü yapılmaktadır. Bu yürüyüş kapsamında birbirinden çılgın kıyafetler giyen kortej; aynı zamanda yüz bin çiçeği seyircilere fırlatmaktadır. Buna ek olarak, dünyanın farklı yerlerinden gelen dansçı ve müzisyenler ile beraber harika vakit geçirilmektedir.
  • MentonLimon Festivali: Şubat ayında kutlanan bir başka festival olarak dikkat çekmektedir. 145 ton narenciye kullanılarak yapılan dekor, heykel ve sanat eseri sergilenmektedir. Buna ek olarak, birçok dansçı ve müzisyen gösteriler yapmaktadır.
  • Uçurtma Festivali: Yirmi yılı aşkın süredir düzenlenmektedir. Dünyanın birçok yerinden gelen uçurtma sevdalılarının buluşma noktası olarak bilinmektedir. Her renk ve şekilde uçurtmalarla burada karşılaşmak mümkündür. Bu festival Nisan ayında gerçekleşmektedir. Düzenlendiği köyün adı ise Berck Sur Mer olarak bilinmektedir.
  • Uluslararası Bahçe Festivali: Bu festivalin düzenlenmesi için otuz kadar tematik bahçe hazırlanmaktadır. Nisan ila Kasım ayları arasında devam etmektedir. Hazırlanan bahçeler; ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.
  • Cannes Film Festivali: Hiç şüphesiz sinema dünyasının en prestijli organizasyonudur. Adından da anlaşılacağı üzere Cannes şehrinde düzenlenmektedir. Her yıl Mayıs ayında düzenlenen bu organizasyon; tüm film sektörüne yön vermektedir.
  • La Fete de la Musique: Her yıl 21 Haziran tarihinde düzenlenmektedir. Tüm kafelerde, barlarda hatta sokaklarda sayısız performans sergilenmektedir.
  • Bastille Günü: Her yıl 14 Temmuz tarihinde kutlanmaktadır. Monarşinin yıkılmasının kutlandığını ifade etmek gerekir.
  • Avignon Festivali: Birçok sanat dalına ait gösterilerin Avignon şehrinin farklı köşelerinde sergilenmesinden dolayı ayrı bir önem taşımaktadır.
  • Montmarte Bağbozum Festivali: Paris’in en bilindik semtlerinin başında gelen Montmarte’de geçmiş yıllardan bu yana varlığını devam ettiren tek üzüm bağı olan Clos Montmarte’de düzenlenen bir festivaldir. Ekim ayında düzenlenen bu festivalin Fransa’nın çeşitli yerlerinden gelen ziyaretçileri olduğunu söylemek gerekir.

Tüm bunlara ek olarak, Fransa’da çok fazla Türk yaşamaktadır. Bu yüzden, yılın çeşitli dönemlerinde Türk kültürünü tanıtan farklı festivaller de düzenlenmektedir. Türkiye Tanıtım ve Kültür Festivalleri; Lyon, Belfort ve Rouen kentlerinde son olarak 2019 yılında düzenlenmiştir. Festiculture Türkiye adı altında düzenlenen bu festivale Türkiye’deki dizilerde oynayan bazı oyuncular da katılmaktadır. Diriliş Ertuğrul ve Payitaht Abdülhamid gibi dizilerin oyuncularının da son olarak bu organizasyona katıldıklarını söyleyebiliriz. Sonuç olarak, Fransa’da yaşayan Türklerin de kendi kültürlerini yaşatmak adına ciddi bir çaba içerisinde olduklarını söyleyebiliriz.

Fransa’ya gitmeyi düşünen birisi iseniz işinize yarayacağını düşündüğümüz Fransa gezi rehberi yazımızın sonuna geliyoruz! Türkler tarafından hem ziyaret hem de yerleşim açısından çok fazla tercih edilen Fransa’da hayatınızın belki de en güzel tatillerinden birisini yapacağınız noktasında hiçbir şüpheniz olmasın!

Yorum Yap

Yorum Yap