1. Ana Sayfa
  2. Yurtdışı rehberi
  3. Çin Gezi Rehberi 2021

Çin Gezi Rehberi 2021


Çin Gezi Rehberi : Dünyanın en farklı ülkelerinden birisi olan Çin’e dair merak ettiğiniz, gitmeden önce öğrenmek istediğiniz her şey yazımızda! Asya kıtası veya Uzak Doğu denilmesi halinde ilk akla gelen ülke tabii ki Çin oluyor. Çin, dünyanın her yerinde farklı toplumların, kültürlerin güç ve egemenlik mücadelesinden çok ayrı bir şekilde Uzak Doğu’nun en uç noktasında her şeyle iletişimde ve bir o kadarda uzak bir şekilde binlerce yıldan uzanan bir toplum kültürünün ve geleneğinin örneğidir. Milattan öncesine uzanan toplum yaşamı ve medeniyet gelişimi ile herkesin ilgisini çeken bir ülke olan Çin ile ilgili aklınızdaki tüm sorunlara en doğru yanıtları yazımızda bulabilirsiniz!

Çin denildiğinde ilk akla gelen şeylerin en başında Pekin geliyor. Özellikle son yıllarda batıya yönelik yapılan açılımlarıyla daha fazla tanınmaya başlanan Çin şehirlerinden birisi olan Pekin ayrıca Çin’in başkenti özelliğine sahiptir. Ayrıca ülkenin en kalabalık üçüncü şehri olan Pekin, yüzyıllardır Çin’de imparatorluğu ve cumhuriyete başkentlik yapmıştır. İlk yerleşimin milattan önce 2100 civarında medeniyet olarak varlığı tespit edilmiştir. Hatta tarih öncesi dönemde bugünkü Çin topraklarında 2.24 milyon ile 250 bin yıl gibi muhteşem bir tarihten bahsedilebilmektedir. Tarihinde İngilizler, Orta Asya Türkleri, doğusundaki Japonya ve yanı sıra ABD gibi pek çok güçlü toplumla hep mücadele halinde olmuştur. Ciddi kıyımlar yaşamış, iç savaşların pençesinde sürüklenmiş modern dünyanın en güçlü ve en büyük üç ülkesi olmanın dışında en güçlü ekonomisi haline gelmiş bir devlettir. Bu denli ihtişamlı ve sağlam bir toplum, günümüzde pek çok toplum içinde örnek teşkil ediyor.

Çin ekonomisi, dünyanın en büyük ekonomisi konumunda bulunmaktadır. ABD ve Rusya ile birlikte ilk üçü oluşturan ve sürekli birbirleri arasında yer değiştiren ülkelerden birisidir. Dünya ticaretini eline geçiren Çin hem teknoloji hem de sanayi ürünleri konusunda dünya pazarını elinde tutmaya başlamıştır. Özellikle tüm ürünlerde daha düşük iş gücü ve daha yüksek üretim kapasitesiyle çok daha hızlı bir şekilde batılı ülkelerin pazarlarındaki en güçlü dinamiklerden birisi haline gelmeyi başarmıştır. Öyle ki Çin’in borcu karşılığı olan altını ABD’den istemesi durumunda Amerikan ekonomisinin batacağı en genel anlatımlarla bile bilinir hale geldi. Tabii ki böyle bir durum Çin’in kendisini de etkilediği gibi dünya ekonomisini yerle yeksan eder.

Çin resmi dini olmayan ülkelerden birisidir. Halkını din özgürlüğü konusunda garanti etmektedir. Bununla birlikte ülkede resmi olarak onaylanmayan dini kuruluşlar devlet baskıları altında kalabilmektedir. Resmi olarak bakıldığında Çin Halk Cumhuriyeti, ateist olarak değerlendirilir. Komünel bir yapının Çin stilini yaşayan bir yönetim biçimine sahiptir. Çin toplumu binlerce yıllık tarihinde “Konfüçyüsçülük”, “Taoizm” ve “Budizm” şeklindeki “3 Öğreti” ile şekillenen bir inanca sahiptir. Çin tarafından Uygur Türklerine yönelik hem ırksal hem de dinsel baskıcı tutumu son yıllarda doruk noktasına çıkmıştır. Sadece Müslümanlar için değil farklı dini inanışlara yönelik olarak da ülkenin farklı noktalarında baskıcılığıyla öne çıkmaktadır.

Rengarenk yapıları, incecik ahşaptan yapılmış binlerce yıldır ayakta durmayı başarmış yapıları ve çok daha fazlası sizi kesinlikle şaşırtmasın. Çin gezisi sırasında dikkat etmek gereken şeyler tabii ki çok fazla olan insan seli ve yanı sıra yiyeceklerdir. Çin dünyadan tamamen farklı bir mutfak kültürü ve yapısına sahiptir. Bu nedenle yemek konusunda Türkiye’den gittiğinizde biraz zorlanmanızda çok doğal olacaktır.

çin nerededir
Çin Bayrağı

Çin Nerede?

Çin nerede şeklinde bir sorunun yanıtı herkesçe tabii ki Uzakdoğu olarak belirtilir. Çin Halk Cumhuriyeti, devasa toprak bütünlüğüyle dünyanın en büyük kıtası olan Asya kıtasının oldukça büyük bir dilimini tek başına doldurmaktadır. Çin Hak Cumhuriyeti kuzey kısmında Moğolistan ile komşudur. Rusya ile arasında adeta tampon bölgeyi Moğolistan oluşturmaktadır. Kuzey doğusunda ise Rusya ve Kuzey Kore bulunmaktadır. Doğu kısmı “Sarı Deniz” ve “Doğu Çin Denizi” olan Çin, güney doğusunda Güney Çin Denizi’ne açılmaktadır. Güney kısmında ise Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Bhutan ve Nepal, güney batısında ise Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile komşudur. Çin devasa toprak bütünlüğüyle neredeyse tüm Uzakdoğu ülkeleri ile etkileşim halinde bulunmaktadır.

5ea2fc8555428010fc747494
Çin

Çin’de Konuşulan Diller

Çin resmi dili Çince olarak kabul edilmiştir. Ancak Çin’in binlerce yıllık son derece karmaşık ve farklı dinamiklerden oluşan tarihi nedeni ile Çince bile kendi içerisinde oldukça farklı bir çeşitliliğe sahiptir. Günümüz modern Çin Halk Cumhuriyeti’nde konuşulan dillerin toplamı 292 dilden oluşmaktadır. 292 farklı dilin konuşulduğu bir ülke olan Çin’de konuşulan diller arasında en yaygın olarak bilinenleri ise Moğolca, Tibetçe ve Uygurca şeklindedir.

Çin Kısa Tarihi

Çin, binlerce yıllık tarihi ile dünyanın en eski medeniyetlerinden birisidir. Çin’i kapsayacak şekilde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda elde edilen bulguların neticesinde Çin’in erken dönemde yaşayan “Hominitler” olarak isimlendirilen toplumun 2.24 milyon ile 250 bin yıl öncesine kadar uzanan bir tarihe sahip olmasını sağlamaktadır. İnsanoğlunun ilk yaşam alanlarından birisi olması ile birlikte Uzakdoğu’daki coğrafik özelliği ile Çin, binlerce yıllık tarihi boyunca her zaman var olmayı başarmıştır. Bu geçmişi ile de günümüz Çin dünyası binlerce yıla uzanan bir kültür mirasının üzerinde büyümeye devam etmektedir. Çin kültürü binlerce yıl öncesinden gelen bilgi birikimi ve gelenekler üzerinde şekillenmiş ve bugünkü halini almıştır. Çin tarihi incelenmek istendiğinde binlerce yıllık geçmişinin mutlaka farklı dönemlere ayrılarak ele alınması gerekir. Çin’in tarihinin incelenmesi sırasında tarih öncesi, erken hanedan yönetimi, imparatorluk dönemi, hanedan yönetiminin sonu, Çin Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti şeklinde farklı evrelerde incelenmelidir.

Çin’in farklı bölgelerinde elde edilen bulgular üzerinden ilk dönemden bu yana insan yaşamının mevcut olduğu alanlardan birisi konumunda bulunuyor. Binlerce yıllık tarihi ile modern dünyanın kültürü üzerinde de ciddi bir baskınlıkta etkisi bulunmaktadır. Çin kültürü özellikle Uzakdoğu’da batı coğrafyalarından uzak kalması ve tarihi boyunca kast yapıda bir toplum yaşamına sahip olması nedeni ile binlerce yıllık geleneklerini ve toplumsal yaşamlarını korumuştur. Binlerce yıldır aynı coğrafya içerisinde kendisini kast biçimde korumaya devam etmesi nüfus açısından da dünyanın geri kalanına göre oldukça farklı olmasına yol açmaktadır. Özellikle tarihi boyunca milyarlarca insanın hayatını kaybettiği iç savaşlarla boğuşmuş bir toplum olsa da günümüz dünyasının en kalabalık ülkesi konumunda bulunuyor. 2 milyara yaklaşan Çin nüfusu ile kaynaklar açısından ciddi sıkıntılarda yaşamaktadır. Bu nedenle Çin’de nüfus artışını önlemeye yönelik olarak uygulan sıkı bir nüfus politikası bulunmaktadır.

Tarih Öncesi Çin

Bugünkü Çin topraklarında yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bulgulara göre coğrafyadaki yaşamın 2.24 milyon ile 250 bin yıl öncesine kadar uzandığını göstermektedir. Erken homonitlerin tarih öncesinde bugünkü Çin topraklarında yaşadığı tespit edilmiştir. Bulgularda elde edilen verilere göre ateş yakmasını öğrenen bir Homo erectus insanının bugünkü Çin’in başkenti Pekin’e yakın “Zhoukoudian” mağarasında bulunduğu belirlenmiştir. Bu nedenle de adına “Pekin Adamı” labakı verilmiştir. Bölgede bulunan fosillere göre 680 bin yıl ile 780 bin yıl öncesine uzanmaktadır. Ayrıca 125 bin yıl ile 80 bin yıl aralığındaki bir tarihe ulaşılan “Homo Sapiens” fosilleşmiş dişleri de Çin’in “Hunan-Dao” ilçesinde bulunan “Fuyan Mağarası” içerisinde bulunmuştur. Çin kültürü için binlerce yıllık birikimi oluşturan en temel bulgulardan birisi olan Çin proto yazısı Milattan önce 7 bin yıllarında “Jiahu” isimli ilçede bulunmuştur. Ayrıca bu yazıdan “Damaidi” ilçesinde Milattan önce 6 bin yıllarına ait, “Daiwan” ilçesinde Milattan önce 5800 ile 5400 yıllarına ait ve “Banpo” ilçesinde Milattan önce 5 bin yılına ait bulguları elde edilmiştir. Milattan önce 7 bin yılına uzanan “Jiahu Sembolleri” ise erken Çin yazı sisteminin temelini oluşturduğu kabul edilmektedir.

Çin Erken Hanedan Yönetimi

Çin tarihi açısından ilk hanedanlık yani monarşik yönetim sistemi Milattan önce 2100 yıllarına kadar uzanmaktadır. Bu yıllarda ortaya çıkan “Xia Hanedanı” ilk Çin hanedanı olma özelliğine sahiptir. Çin’in “Hunan-Erlitou” şehrinde yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen verilere kadar bu hanedan mitolojik olarak değerlendirilmekteydi. Bununla birlikte “Shang Hanedanı” ise kendi çağına ait güçlü bulguları ile bilimsel olarak kanıtlanmış olan hanedanlık olma özelliğine sahiptir. Shan Hanedanı’nın milattan önce 17.yüzyıl ile 11.yüzyıl arasında Çin’in doğusunda bulunan “Sarı Nehir” bölgesinde hakimiyet kurduğu tespit edilmiştir. Milattan önce 1500 yıllarına kadar uzanan Çin Fal Yazıtları ise keşfedilmiş olan en eski Çince kaynak olma özelliğine sahiptir.

Shang Hanedanı ardından Milattan önce 11.yüzyıl ile milattan önce 5.yüzyıl arasında ise egemenlik “Zhou Hanedanı” isimli hanedana geçmiştir. Ancak Shang Hanedanı’nın devamcıları ile Zhou Hanedanı arasında özellikle milattan önce 5.yüzyılın sonlarına doğru 300 sene süren “İlkbahar ve Sonbahar Dönemi Savaşları” yaşanmıştır. “Savaşan Devletler Çağı” olarak isimlendirilen milattan önce 5.yüzyıl ile milattan önce 3.yüzyıl arasında ise bugünkü Çin olarak bilinen topraklarda kendi krallıklarından oluşan 7 farklı güç ortaya çıkmıştır.

Çin İmparatorluk Dönemi

Milattan önce 221 yılında bölgede bulunan 7 devletten birisi olan “Qin Devleti” diğer 6 devlet üzerinde hakimiyet kurarak, birleşik Çin devletini kurmuştur. Ardından ise Kral Çin Şi Huang kendisinin “Çin Hanedanı” için ilk imparator olarak ilan etmiştir. Ancak halk üzerindeki son derece baskıcı ve sert yaklaşımı nedeni ile bu imparatorluk hanedanının ömrü yalnızca 15 yıl olmuştur. Yaşanan iç savaşlar sırasında “Han Hanedanı” ise egemen güç olarak ortaya çıktı ve milattan önce 206 ile milattan sonra 220 yılları arasında tüm Çin’in hakimi oldu. Günümüzde “Han Çinlisi” olarak isimlendirilen bir etnik kültürün ortaya çıkışını da sağlamıştır. Han Hanedanı’nın sonunun gelmesinin ardından Çin’de Üç İmparatorluk olarak isimlendirilen dönem başlamıştır.

13.yüzyıla kadar Çin topraklarında hanedanlar ve egemen güçler arasında yüz milyonlarca insanının hayatını kaybetmesine neden olan ciddi iç savaşlar meydana geldi. Hanedanların kendi imparatorluk mücadelesi içerisinde süren çatışmaların oluşturduğu egemenlik boşluğu hemen batısında yükselen Moğol İmparatorluğunun güçlü yapısı tarafından fethedilmesine neden olmuştur. Moğollar tarafından Çin’de bir “Yuan Hanedanı” isimli hanedan kuruldu ve egemenlik sağlandı. Ancak 1368 yılında söz konusu hanedanlık “Zhu Yuanzhang” isimli bir köylü tarafından yok edilmiştir. Ardından da kendisini “Hongwu İmparatoru” olarak atayarak, “Ming Hanedanı” isimli yeni bir hanedan kurdu. Ancak bu güç çekişmeleri 1644 yılında Pekin’in Çing Hanedanı tarafından başkent ilan edilmesine kadar devam etti.

Çin Hanedan Yönetimi Sonu

Çin son imparatorluk hanedanı olan Çing Hanedanı 1644 yılından 1912 yılına kadar egemenlik sağlamıştır. Bu sırada hanedan 1894 ile 1895 yılları arasında Japon-Çin Savaşı ile uğraşmış, “Taiping Ayaklanması” ile mücadele etmiştir. 19.yüzyılda ise “Çin Diasporası” başlamıştır. 15 milyonu aşkın insanın hayatını kaybetmesine neden olan 1876 ile 1879 yılları arasında büyük “Kuzey Çin Kıtlığı” dönemi yaşanmıştır. Bu yaşanan gelişmelerin ardından 1911 ile 1912 yılları arasında gerçekleştirilen “Xinhai Devrimi” neticesinde son egemen güç olan “Çing Hanedanı” ortadan kaldırılarak, Çin Cumhuriyeti kurulmuştur.

Çin Cumhuriyeti

1 Ocak 1912 yılında kurulan Çin Cumhuriyeti’nde başbakan olarak eski “Çing Generali” olan “Yuan Shikai” seçilmiştir. 1915 yılında yeni başbakan kendisini imparator ilan etmiştir. Ancak hem halktan hem de askerden gelen baskılar sonucunda kendisini görevden çekerek, yeniden cumhuriyet rejimine geçiş sağlamıştır. 1916’daki ölümünün ardından Çin’de siyasal kaynaşma meydana gelmiş ve ülke genelinde milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan olaylar, 1927 yılında Çin İç Savaşı yaşanmasına neden olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İkinci Çin-Japon Savaşı başlamıştır. Japonya İmparatorluğu tarafından işgal edilen Çin’in büyük bir kısmında Japonların insanlık suçu düzeyindeki sert yaklaşımları nedeni ile 20 milyonu aşkın Çinli sivil hayatını kaybetmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonucunda Çin, kesin galip tarafta yer almıştır. Galip tarafta yer alıyor olsa da halkın yaşadığı eziyet ve kıyımlar, savaşın getirdiği ekonomik güçlükler ülke genelinde komünist bir siyasetin her geçen gün daha da güçlenmesine neden olmuştur. Bu nedenle de ülkede 1947 yılına kadar sürecek yeni bir İç Savaş dönemi başlamıştır.

Çin Halk Cumhuriyeti

Çin İç Savaşı 1949 yılına kadar devam etmiştir. 21 Eylül 1949 yılında Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Mao Zedong tarafından Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edilmiştir. 1 ekim günü ise “Tiannanmen Meydanı” içerisinde kitlesel bir kutlama yapılması nedeni ile 1 Ekim günü Çin’de Milli Gün olarak kabul edilmektedir. Komünist rejim tarafından son derece sıkı ve baskıcı bir yönetim şekli benimsenmiştir. Ülkede yaklaşık 2 milyon civarında özel mülk sahibi idam edilmiştir. Bu şekilde yönetim köylü ve işçi sınıfı cephesinde ciddi bir güç kazanmıştır. 1958 ile 1961 yılları arasında ağırlığı açıklıktan olmak üzere 45 milyon Çinli hayatını kaybetmiştir. Mao tarafından ülkede Kültür Devrimi başlatılmıştır. Mao’nun ölümünün ardından 1978 yılında Deng Şiaoping iktidara çıkmıştır. Günümüz Çin Anayasası ise 4 Aralık 1982 tarihinde kabul edilmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti ekonomik kalkınmasındaki önemli başarısı ile birlikte 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyesi olmuştur.

2012 yılında yapılan seçimlerle birlikte 18.Çin Komünist Partisi Ulusal Kongresi” tarafından Şi Cinping, yeni Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri olarak atanmıştır. Günümüz dünyasının en büyük ekonomisi haline dönüşen Çin hem ekonomik hem de askeri gücü ile birlikte büyük nüfusu sayesinde dünyanın en güçlü ilk 3 ülkesinden birisi olarak kabul edilmektedir.

Çin’e Ne Zaman Gidilir?

Çin’e seyahat etmek istiyorsanız öncelikle kötü hava koşullarından dolayı seyahatinizin kötü olmaması için Çin’e ne zaman gidilir önceden araştırmalısınız. Çin yüzölçümünün büyüklüğü nedeni ile iklim ve hava koşulları açısından son derece zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Çin’in farklı bölgelerinde Muson, Tropikal, Çöl, Kurak ve Karasal şeklinde iklimlerin pek çok farklı türü gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle de farklı bölgelerindeki iklimlerinin mevsimlere göre hava durumları çok farklı olabilmektedir. Bu nedenle rotanızda hangi Çin şehri varsa bulunduğu bölgenin iklimsel özelliklerine göre hareket etmelisiniz.

çine nasıl gidilir
Çin Tarihi

Çin’e Nasıl Gidilir?

Türkiye’den Çin’e gitmek için en temel ulaşım yöntemi havayolu ulaşımıdır. Pekin’den Londra’ya kadar uzanan bir demiryolu ağı projesi kısmi olarak hayata geçmiş olsa da koskoca bir coğrafyayı baştan sona geçmek durumunda kalacağınızdan pek ideal bir seçenek değildir. Bu nedenle Çin’e gitmek için havayolu ulaşımı en ideal seçenek olmaktadır. Türkiye’den pek çok farklı Çin kentine direkt uçuşlar gerçekleştirilmektedir. Ortalama olarak 9 ile 12 saat aralığında gidilen şehre göre uçuş süreleri değişkenlik göstermektedir. Pekin, Şanghay ve Guangzhou şehirlerine İstanbul’dan Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen aktarmasız uçuşlar bulunmaktadır.

Çin İklim ve Hava Durumu

Çin iklim ve hava durumu özellikleri her bölgesinde farklı şekildedir. Özellikle devasa bir yüzölçümünün söz konusu olması nedeni ile Çin Halk Cumhuriyeti’nde farklı bölgelerde farklı iklim özellikleri gözlemlenmektedir. Çin’de Muson, Tropikal, Savan, Kurak, Karasal, Çöl gibi iklim çeşitlerinin hemen hemen hepsini görebilmek mümkündür. Zira ülkenin kuzey kesimlerinin Sibirya’dan gelen soğuk hava yapısı da bulunmaktadır. Bu yüzden Çin hava durumu çoğu zaman farklı bölgelerinde mevsimsel boyutta çok çok farklı seviyelerde olabilmektedir.

Çin’de Ne Yenir?

Çin mutfak kültürü oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Dünyanın her yerinde özellikle lüks ve elit kategoride olan çok sayıda Çin lokantası bulunmaktadır. Bu denli yüksek seviyede Batılı ülkelerin yemek kültürüne girmeyi başaran Çin, diğer tüm Uzakdoğu ülkeleri gibi oldukça farklı ve son derece sıra dışı bir mutfak kültürüne sahiptir. Sebze ağırlıklı yemekleri Çin yemek kültürü için en temel faktörlerden birisidir. Bunun dışında Çin mutfağında soya fasulyesi, tofu ve pirinç en temel bileşenler arasında yer almaktadır. Çin lahanası, Çin mantısı, Çin su kestanesi ve su teresi gibi besinlerde mutfağında sıkça kullanılmaktadır. Tarihi boyunca her zaman büyük bir nüfusu doyurmak zorunda kalması yüz milyonlarca insanın açlıktan hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Bu denli kıtlıklar yaşamış bir ülkede mutfakta tüketilen besinlerde de daha az seçici olmuştur. Bu durumda tarih boyunca mutfak kültürünün bir parçası haline gelerek, günümüzde de klasikleşmiş ve gelenekselleşmiş şekilde tüketilmeye devam edilmektedir. Pek çok Çin gezisi sırasında Çin’de ne yenir gelin birlikte bakalım!

  • Wontons; Geleneksel Çin lezzetlerinden birisidir. Ülkede en çok tüketilen yemeklerden birisi olan bu besin ağırlıklı olarak gün içerisinde atıştırmalık olarak tercih edilir. Et koyularak katlanan küçük Çin mantısı olarak da isimlendirilen bu lezzet, ister kızartılarak, ister de haşlanarak tüketilmektedir.
  • Shou Zhuafan; Çin’in neredeyse binlerce yıllık olan pilav kültürünün parçalarından birisidir. Lapa şekilde yapılan tuzsuz pilavların içerisinde birbirinden farklı çok sayıda sebze ve baharat kullanılmaktadır. Princin kuzu eti ve havuç ile sunulduğu bir geleneksel Çin yemeğidir. Son derece sade ve hafif yapısıyla mutlaka denenebilecek lezzetler arasında yer almaktadır.
  • Shanghai Xiaolongbao; Türkiye’de sıklıkla tüketilen mantıya benzeyen bir görselliğe sahiptir. İçerisi doldurulmuş hamur topları olarak da isimlendirilir. İçerisine domuz eti, deniz mahsuller ve daha pek çok farklı malzeme koyularak yapılabilmektedir. Buharda haşlanarak tamamen sade şekilde sunumu gerçekleştirilmektedir.
  • Nangbaorou; Altında pide bulunan bu şeşiz lezzet, Çin’de damak tadı açısından bizim mutfağımızla en yakın lezzetlerden birisi konumunda bulunuyor. Haşlanan etlerin soğan ve patates ile birlikte pide üzerinde sunulduğu bu yemek Çin’deki en ideal lezzetlerden birisidir.
  • Mapo Tofu; Çin’de sıkça tüketilen ve yemeklerde kullanılan tofu parçalarının acı sos ile kızartılması ile hazırlanan bir yemek türüdür. Bu yemek ile ilgili dikkat edilmesi gereken en temel şey ise acıyla aranız bulunmuyor ise kesinlikle ama kesinlikle denememenizi bile tavsiye ediyorlar.
  • Gongbao Jiding; Çin’in geleneksel besinlerinden birisi olan soya fasulyesi kullanılarak, hazırlanan en geleneksel Çin yemeklerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Son derece doyurucu ve aynı zamanda da besleyici olması nedeni ile toplum tarafından son derece yoğun ve sık bir şekilde tüketilmektedir. Yemeği hazırlarken sotlenen tavuklar, mısır unu, fıstık, havuç, soğan ve soya soyu ile beraber kızartılmaktadır. Sunum sırasında Çin stili pilav ile birlikte servis edilmektedir. İçerisinde kullanılan besinler dolayısı ile Çin’de yenilebilecek yemekler arasında kendisine yer bulmaktadır.
  • Ganchaoniuhe; Çin mutfağı denildiğinde akla ya pirinç gelir ya da erişte. İşte bu yemekte ikinci akla gelen besin olan erişte ile yapılmaktadır. Kızartılan sebzelerin haşlanan erişte ile bir araya getirildiği son derece lezzetli ve her damak zevkine hitap eden bir yemek türüdür. Bu nedenle Çin gezisi sırasında gönül rahatlığıyla tüketilebilecek lezzetlerden birisidir.
  • Chunbing; Çin’de gerçekleştirilen çoğu geleneksel törenin en vazgeçilmez lezzetlerinin başında Chunbing gelmektedir. Hem hoş görüntüsü hem de özel lezzeti ile Çinliler tarafından son derece yoğun şekilde tüketilmektedir. Börek gibi bir görselliğe sahip olan bu yemek genel olarak öğün öncesi atıştırma olarak tüketilmektedir. İçerisinde yeşil sebzelerin ve etin bulunduğu dürümle hazırlanmaktadır.
  • Beijing Kao Ya; Dünyaya ün salmış ve dünyanın her yerindeki elit Çin restoranlarının en önemli lezzetlerinden birisidir. Lavaş ve barbekü sosu ile servis edilen fırında pişmiş Pekin Ördeği’dir. Pekin Ördeği’nin kendisine has lezzet ve görselliğini muhteşem bir şekilde deneyim etmek isteyenler için Çin’deki restoranlarda oldukça ucuz olan porsiyonlardadır.
pork and shrimp wonton 4077052 hero 01 3215d83b87704242a85db72b4201ebc1
Wontons

Çin Gezilecek Yerler

Binlerce yıllık bir kültürün mirasını taşıyan ve dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi olan Çin’in bu ihtişamlı yapısını gözünüzle görmek istediğinizde gitmeniz gereken yerleri yazımızda derledik. Çin’in milattan öncesine kadar uzanan tarihi ile ilgili birbirinden önemli olayları, ulaşım seçenekleri ve kültürü ile ilgili olarak kapsamlı bilgilere yer verdik. Şimdi İse Çin gezilecek yerler listesi içerisinde Çin’in tüm şehirlerinde nereleri görerek Çin’in hem tarihi hem kültürü hem de doğal güzelliklerinden habersiz kalmayacağınızı öğrenebileceksiniz.

Çin; Budist tapınakları, felsefesi ile son derece ciddi kültürel ögeler içeren bir ülkedir. Büyük Asya kıtasının en çok tanınan ve dolayısı ile de en çok merak edilen ülkesi konumunda bulunan Çin’e her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan gezi seyahatleri gerçekleştirmektedir. Çin’in başkenti Pekin en gelişmiş şehir olmasının yanı sıra doğal güzellikleri ile dikkat çeken Guangzhou, Şanghay ve daha pek çok farklı şehri ile dünya üzerinde mutlaka görülmesi gereken ülkeler arasında yer almaktadır. Devasa bir ülke olan Çin Halk Cumhuriyeti tam 33 eyaletten oluşmaktadır. Bu eyaletlerinde toplam 333 şehir, 2862 ilçe ve 41.636 belde ve sayısız köy bulunmaktadır. Bu denli devasa bir ülkede her şeyi tek bir seyahat ile görebilme şansınız elbette bulunmuyor. Ancak Çin gezilecek yerler listesi ile ülkede kültürel, tarihi ve geleneksel değerler bakımından mutlaka görmeniz gereken yerlerden oluşan kapsamlı bir bilgilendirme hazırladık. Gelin şehir şehir Çin’de nereler görülmeli birlikte inceleyelim!

Pekin Gezilecek Yerler

Orijinal adı “Beijing” olan Çin’in başkenti Pekin ülkede gezilecek yerler sıralamasında tabii ki ilk sırada yer alıyor. Yüzlerce yıldır ülkenin başkentliğini yapmakta olan şehir hem gelişmişliği hem de tarihi ve kültürel değerleri ile en önemli şehirleri arasında yer alıyor. Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında bulunan “Şanghay” şehrinden sonra ülkedeki en kalabalık şehir konumunda bulunmaktadır. Son nüfus ölçümlerine göre Pekin şehrinin nüfusunun 25 milyonu geçtiği bilinmektedir. Bu yüksek nüfusu ile Çin’in başkenti Pekin, dünyanın en kalabalık üçüncü şehri konumunda bulunmaktadır. Pekin kelimesi Asya dillerinde “Kuzey Başkenti” olarak da isimlendirilmektedir. Çin’deki Hanedanlık dönemi yönetiminden Cumhuriyet ve Halk Cumhuriyeti yani komünist rejim dönemine kadar uzanan son derece kozmopolit bir yapıya sahiptir. Kültürel, tarihi ve eğitim açısından da Pekin, Çin’in en önemli merkezlerinden birisi konumunda bulunuyor. Çin’in ve yanı sıra dünyanın sayılı üniversiteleri arasında kabul edilen üniversiteleri de Pekin’de bulunmaktadır. Bu açıdan son derece renkli bir yapıya sahip olan Pekin’de gezilecek yerler listesi oldukça uzundur.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuzey bölgesinde bulunan Pekin, “Hebei” ve “Tianjin” şehirleri yanında bulunmaktadır. Devasa bir toprak bütününe hakimiyet sağlamakta olan Çin’in her bölgesindeki iklim ve hava durumu özellikleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle de ülkedeki şehirleri gezmek istiyorsanız, şehrin bulunduğu bölgedeki iklimsel ve coğrafik özellikleri göz önünde bulundurmalısınız. Pekin, ülkenin kuzeyinde karasal iklime sahiptir. Bununla birlikte ülkenin kuzeyinde yer alıyor olması nedeni ile hemen üzerinde bulunan Sibirya bölgesinin aşırı soğuklarının etkisini de güçlü bir şekilde hissetmektedir. Kış aylarında sıcaklık değerleri sıfırın altına düşmektedir. Özellikle ocak ayı kış açısından oldukça zorlu ve sert geçmektedir. Bununla birlikte Pekin, iklimsel özellikleri nedeni ile son derece sıcak ve güneşli bir yaz gününde dahi ani yağmurla sizi şaşırtabilir. Bu sebeple hem yağış miktarının düşük olduğu hem de havanın ılık geçtiği nisan, mayıs, eylül ve ekim ayları gibi bahar aylarında şehir gezilmek için en ideal dönemlerini yaşar. Bu mevsimlerde Pekin gezilecek yerler listesi ile kendinize kültürel ve tarihi bir rota oluşturabilirsiniz.

Türkiye’den Pekin’e gitmek için aktarma yapmanıza gerek bulunmayan direkt uçuşlar bulunmaktadır. Bununla birlikte aktarmalı uçuşlar ile de Çin’in başkenti Pekin’e, Türkiye’den yolculuk yapabilirsiniz. Türkiye’den direkt aktarmasız uçuşlarda 9 saatlik bir yolculuk ile şehre ulaşılabilmektedir. Son derece gelişmiş bir şehir olmasından dolayı Pekin Havalimanı’ndan şehrin her noktasına toplu ulaşımla hem hızlı ve kolay hem de ekonomik bir şekilde ulaşabilmek mümkündür. Ancak şehir çok kalabalık olduğundan demiryollarının şehir içi ulaşımda tercih edilmesi, trafikte gereksiz vakit kaybetmemenizi sağlar. Dünyanın en hızlı demiryolu araçlarının bulunduğu Pekin’de metro ve banliyö ile ulaşım çok hızlı ve kolaydır.

  • Yasak Şehir; Çin tarihinin en önemli merkezlerini bünyesinde barındıran Yasak Şehir, Çin’in başkenti Pekin’de en çok tanınan tarihi ve kültürel değerlerden birisidir. Dünyanın her yerinde bilinen bir yer olan Yasak Şehir, Çin hanedanları arasında bulunan “Çing Hanedanı”  ile “Ming Hanedanı” için ev sahipliği yapmıştır. İçerisinde İmparatorluk Sarayı bulunmaktadır. Günümüzde müze olarak faaliyet gösterilmiş olan devasa saray içerisinde tam bir gün ayırmanız gerekmektedir. Çin’de en iyi korunmuş tarihi alanlardan birisi konumunda bulunmaktadır. Yasak Şehir, toplam 72 hektarlık bir alana sahiptir. Ayrıca içerisinde toplam 980 bina bulunmaktadır.  Bu nedenle de dünya üzerinde mevcut olan ve korunan en büyük saray yerleşkesi özelliğine sahiptir. Yasak Şehir, 1987 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne dahil edilmiştir. Ayrıca şehir içerisinde dünyanın en büyük antik ahşap koleksiyonu bulunmaktadır. Her yıl 15 milyonu aşkın kişi tarafından ziyaret edilirken bu açıdan dünyanın önde gelen müzelerinden birisidir. Yasak Şehir olarak isimlendirilmesinin nedeni ise Çin İmparatoru tarafından izin verilmeden giriş ve çıkış imkanının bulunmamasıdır. Yasak Şehir, 1406 ile 1420 yılları arasında yapılmıştır. Yasak Şehir girişinde bir erkek bir de dişi olacak şekilde 2 aslan heykeli bulunmaktadır. “Yüce Harmoni Kapısı” içerisinde yer alan iç meydanda 100 bin kişilik bir alan bulunmaktadır.
  • Cennet Tapınağı; Temple of Heaven olarak da isimlendirilen Cennet Tapınağı, 15.yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır. Çin İmparatorluğu’nun Ming Hanedanı dönemindeki “İmparator Zhu Di” tarafından yaptırılmıştır. Tapınak “Ming Hanedanı” ile “Quing Hanedanı” tarafından tahta geçen yöneticilerin dini törenleri için ziyaret ettiği bir kutsal mekandır. Çin’deki felsefi öğretilere uygun şekilde inşa edilen 3 ana bina grubundan meydana gelmektedir. Özellikle içerisinde yer alan binalardan birisinde Çin İmparatorluğu’nun imparatorları tarafından hasat döneminin bolluk içinde geçmesi için dua etmiş oldukları salonları içermektedir. Bununla birlikte dünya ile cennet arasındaki bağlantıyı simgelemekte olan yuvarlak formda bir sunak binası da tapınakta ziyaretçiler tarafından en çok ziyaret edilen noktalardan birisi konumunda bulunmaktadır.
  • Yazlık Saray; Adından da anlaşıldığı üzere Çin imparatorları ve diğer hanedan üyeleri tarafından Pekin’de bulunan büyük gölün hemen kıyısında bulunan yaz aylarında konaklama yapılan bir saraydır. Son derece eşsiz bir doğal atmosfer içerisinde eşsiz doğal manzaralara sahip olan bir yapıdır. Çin mimari stilinde yapılan çok sayıda ahşap yazlık sarayın yerleşkesi içerisinde bulunmaktadır. Göl üzerinde günümüzde tekne turu ile eşsiz bir manzaraya tanık olabilme şansı bulunmaktadır. Yazlık Saray, 1998 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne alınmıştır. Yazlık Saray yerleşkesi Pekin’deki Kunming Gölü ile Ömür Tepe ve yanı sıra eşsiz doğal güzelliklere sahip olan binalardan oluşan bir kapsama sahiptir. Denizden 60 metre yükseklikte bulunan Yaşam Tepesi’nde sarayın binalarının önemli bir kısmı göl cephesine bakan yamaçta bulunmaktadır. 2 bin kilometrekarelik bir ölçüye sahip olan Kunming Gölü ise insan eliyle yapılmış olan bir göldür. Saray kompleksi içerisinde “Neşe Malikanesi”, “Ömür Tepesi”, “Shizhang Pavillion” ile birlikte “Uzun Koridor” hem mimarisi hem de dekorasyonuyla mutlaka görülmesi gereken yerlerdir. Saray tarih boyunca pek çok yenileme ve yeniden dekoreden geçmiştir. Son olarak 19.yüzyılda Çin Donanması için ayrılan bütçe ile de saray restorasyondan geçirilmiştir.
  • Tiananmen Meydanı; Dünya üzerinde bulunan en büyük şehir meydanı olma özelliğine sahiptir. Meydanın genişliği ve büyüklüğü sayesinde aynı anda 100 bini aşkın kişiyi barındırabilmektedir. Bu açıdan mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisidir. Tiananmen Meydanı halka ve turistlere açık olduğu için ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir. Tianmen Meydanı 1651 yılında yapılmıştır. Zaman içerisinde gerçekleştirilen büyütmeler sonucunda bugünkü halini almıştır. Meydan içerisinde “Afyon Savaşları”, “4 Mayıs Hareketi”, “1976 ve 1989 Tiananmen Meydanı Olayları” şeklinde Çin tarihinde önemli olan olaylara sahne olmuştur. Çin’in tüm dünyada büyük bir beğeniyle izlenen devasa Çin Askeri Törenleri de her yıl bu meydanda yapılmaktadır. Meydanda bulunan Çin Halk Cumhuriyeti bayrağı ise her gün düzenlenen törenle göndere çekilmektedir. Çok önemli bir noktada bulunan meydan çevresinde “Çin Tarih Müzesi”, “Çin Devrim Müzesi”, “Yasak Şehir”, “Tiananmen Kapısı” ve “Tiananmen Kulesi” şeklinde önemli yapılar bulunmaktadır. Ayrıca meydanda Çin tarihinin en önemli isimlerinden birisi olan ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu olan “Mao Zedong” için yapılan mozolede burada bulunmaktadır.
  • Çin Seddi; Çin denilince ilk akla gelen şey tabii ki Çin Seddi’dir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuzeybatısında ülkeyi kesen devasa bir yapı olan Çin Seddi, “Dünyanın Ejderhası” olarak da bilinmektedir. Bir duvar olan Çin Seddi, 8 bin 821.8 kilometre uzunluğa sahiptir. Duvarın günümüze ulaşan kalıntıları Çin’in “Po Hay Körfezi” kıyısından başlayarak, başkent Pekin’in kuzeyinden geçerek, batı yönünde devam etmektedir. Ülkede bulunan “Huang-Ho Nehri” üzerinden geçerek ikiye bölge Çin Seddi, Gobi Çölü’nün güneyinden batıya kadar uzanmaktadır. Bu açıdan Çin’in tam 15 şehrinden geçmektedir. Çin Seddi, Çin tarihi boyunca yaşamış olan 20 farklı krallık tarafından yapılmıştır. Çin Seddi’nin yapılış amacı göçlerin düzenlenmesi, ticaretin denetlenmesi ve özellikle batıda başta Türk akıncıları olmak üzere düşman kuvvetlerden gelecek akınları kesmek şeklindedir. Çin Seddi’nin her 200 metresinde bir gözetleme kulesi ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunmaktadır. Çeşitli yapıların yanı sıra saray ve tapınaklarda Çin Seddi üzerinde bulunmaktadır. Günümüzde Çin Seddi’nin ayakta olan kısmı ise sadece 2500 ile 3 bin kilometre düzeyindedir. Her yıl 10 milyonu aşkın kişi tarafından ziyaret edilmektedir.  Çin Seddi’nin yapılışı Milattan önce 7.yüzyıla kadar uzanmaktadır.  Çin Seddi’nin yaklaşık 630 metreden oluşan kısmı Pekin kentinde bulunmaktadır.
  • Ming Mezarlığı; Çin’in dünyaca meşhur noktalarından birisi olmasının dışında çok sayıda teorinde kaynağı konumunda bulunmakta olan bir mekandır. Çin’deki “Ming Hanedanı” üyesi olan 13 imparatorun mezarını içermektedir. Hatta Ming Hanedanı’nın en eski imparatorlarından üçüncü imparator Zhu Di’nin mezarının da burada bulunduğu belirtilmektedir. Başkent Pekin’de bulunan mezarlık 2003 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne alınmıştır. Çin İmparatoru Zhu Di, 1409 yılında “Changling Mezarı” olarak isimlendirilen kendi mezarını yaptırmasından sonra kendisinden sonraki 12 imparatorda mezarını buraya yaptırmıştır. Mezarlığa ulaşabilmek için “Ruh Yolu” isimli 7 kilometre uzunluğunda olan bir yoldan geçilmesi gerekmektedir. Mezarlık 120 kilometrekarelik bir alana yayılmaktadır. Mezarlıkların çevresi heykelden Çin Ordusu ile doludur. Bu heykel orduların imparatorları koruduğu inancı bulunmaktadır. Günümüzde burada bulunan 12 mezarın yalnızca 3 tanesi ziyarete açıktır. Bu mezarlar arasındaki en büyüğü ise “Chang Ling Mezarı” olurken, en görkemli olanının yer altı sarayı da bulunan “Ding Ling Mezarı” olduğu belirtilmektedir.
  • Lama Tapınağı; Ülkedeki Budizm tapınaklarından birisi olan Lama Tapınağı, Budizm inancındaki önderler yani rahipler için kullanılan “Lama” için yapılmış olan bir tapınaktır. Lama Tapınağı içinde 4 adet heykel bulunur. Dört ruh heykeli olarak da bulunan bu heykeller aptallık, israf, aşk ve açgözlülük şeklindeki davranışları temsil etmektedir. Bu tapınak aslında ilk yapıldığında Çin Prensi olan “Yong Zheng” için saray olarak yaptırılmıştır. Ancak Yong Zheng tahta çıkmasının ardından 1723 yılında tapınak haline dönüştürmüştür. 1735 yılında hayatını kaybeden imparatorun mezarı da bu tapınakta bulunmaktadır. 1949 ile 1981 yılları arasında Çin İç Savaşı nedeniyle kapalı kalmıştır. Asya ve Çin mimari stiline uygun olarak inşa edilen tapınakta “Adaletin Çarkı Salonu” ve  “Jiteai Lou Salonu” içerdikleri anıt ve heykelleri ile mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.
  • Wangfujing Caddesi; 280’i aşkın yerel markanın yer aldığı bir alışveriş caddesi olan Wangfujing Caddesi, başkent Pekin’de en çok ziyaret edilen noktalardan birisi konumunda bulunmaktadır. 1.6 kilometre uzunluğa sahip olan yol üzerinde yerel kültürü direkt keşfetme imkanı sunacak son derece zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Caddenin tarihi Ming Hanedanı dönemine kadar uzanmaktadır.
  • Terracotta Müzesi; İçerisinde yer alan koleksiyonları yüzünde Pekin’deki en önemli müzelerden birisidir. 1974 yılında yerel bir çiftçi tarafından tamamen tesadüfi şekilde keşfedilen mezarlıktır. Mezar alanının yanı sıra tamamı topraktan yapılmış olan bir ordu bulunmaktadır. İlk Çin İmparatoru “Quin Shi Huang” için ölümden sonra koruması için yaratılmış toprak ordudur. Fiziksel özellikleri, rütbe ve meslek özellikleri açısından da ayrılan gruplardan oluşan müze içerisinde aslına uygun zırhlar, silahlar ve hayvanlar bulunmaktadır.
  • Pekin Ulusal Stadyum ve Su Küpü; Son derece dikkat çekici mimariye sahip olması ile Pekin’in en temel simgelerinden birisi haline gelmiştir. “Ulusal Stadyum” ve “Pekin Ulusal Su Sporları Merkezi” olarak 2008 yılında inşa edilmiş bir spor kompleksidir. Ulusal Stadyum eğlence ve alışveriş etkinliklerine yönelik günümüzde faaliyetlerine devam ederken, Su Sporları Merkezi olan Su Küpü ise halk tarafından yüzme ve sağlıklı yaşam merkezi olarak kullanılmaktadır.
  • Donghuamen Gece Pazarı; Çin’in tamamen kendisine has olan mutfak kültürünü deneyimlemek isteyenler için Donghuamen gece pazarı en ideal noktalardan birisidir. Kültürel temasıyla dikkat çeken “Wangfujing Caddesi” ile kuzeyde kesişmektedir. Şişte kızartılan cırcır böceği akrep, kertenkele ve daha pek çok farklı lezzeti tadabilme imkanı bulunuyor.
  • Pekin Olimpiyat Parkı; 2008 Yaz Olimpiyatları kapsamında inşa edilen yapı Pekin’in modern dönem simgelerinden birisidir. Günümüzde halka açık olarak çeşitli etkinliklere yönelik olarak faaliyet göstermeye devam etmektedir.
  • Drum Tower; Davul Kulesi olarak Türkçeye çevrilen Drum Tower, 1420 yılında inşa edilmiştir. 1924 yılında Çin’de gerçekleştirilen darbenin duyurusu için kullanılmıştır. İki kattan oluşan ahşap yapı darbe ardından kapatılmıştır.1980’li yıllarda turistik ziyaretlere açılan Drum Tower, Pekin’in merkezinde son derece panoramik manzarası sunmaktadır. Kulenin yapılış amacı zamanı duyurmak için davul kullanılmasından bu isimle anılmaktadır. Ancak 24 davuldan sadece 1 tanesi günümüze kadar ulaşabilmiştir. 1925 yılında yapılan katliama ilişkin eşya sergisi bulunmaktadır.
  • Ulusal Müze; Kentin önemli noktalarından Tiannanmen Meydanı içerisinde bulunmaktadır. 1959 yılında Çin Devrim Müzesi tarafından kullanılmaktaydı. Ancak 2003 yılında Çin Devrim Müzesi ile Çin Ulusal Tarih Müzesi birleştirilmiştir. Müze içerisinde 1.7 milyon yaşındaki “Yuanmou Adamı” “Quing Hanedanı” dönemi eserlerinden oluşan bir milyondan fazla eser sergilenmektedir.
jianwai soho and cctv headquarters 2015
Pekin

Şanghay Gezilecek Yerler;

Çin’in en çok tanınan şehirlerinden birisi olan Şanghay, ülkenin en önemli liman şehirleri arasında bulunmaktadır. Eyalet sisteminde yönetimin mevcut olan Şanghay, tam 19 bölgeden oluşmaktadır. Bir liman kenti olması çerçevesinde dünya ekonomisine ve dünya pazarına yön veren Çin için hayati önem sahip bir liman kenti konumunda bulunmaktadır. Şanghay şehrinin tarihi oldukça eski tarihlere kazanmaktadır. Bugün şehrin yükseldiği bölgedeki ilk insan yerleşiminin 6 bin yıl kadar önce olduğu tespit edilmiştir. İlk dönemlerinde bir balıkçı köyü olan Şanghay, daha sonra 1930 yılında liman kenti haline gelmiştir. Tarihi dokusu, gelişmiş metropol yapısı ve modern eserleri ile Şanghay gezilecek yerler listesi içerisinde bulunan her bir yer mutlaka görülmesi gereken en özel yerler arasında bulunmaktadır. Son derece gelişmiş bir şehir olmasından mütevellit, şehrin her noktasındaki tarihi, kültürel veya doğal güzelliği görmek için çok hızlı ve çok kolay bir şekilde şehir içi ulaşım gerçekleştirilebilmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük ve en aynı zamanda da en kabalık şehri konumunda bulunan Şanghay şehri, ayrıca dünyadaki en büyük sekizinci şehir konumunda bulunmaktadır. Çin’in doğu sahil şeridinde bulunan “Yangtze Nehri” deltasında kurulmuş bir şehirdir. Şanghay subtropikal iklim olarak tabir edilen bir iklim yapısına sahip olan bir şehirdir. Şanghay şehri iklim özellikleri çerçevesinde yaz mevsiminde çok yüksek nem değerlerine sahiptir ve sıcaklık ortalama olarak 30 derece seviyesinde olur. Kış aylarında ise aşırı soğuk geçmez. Ortalama olarak 8 derece ile 0 derece aralığında bir sıcaklık aralığına sahiptir.

Türkiye’den Şanghay’a gitmek için kullanılabilecek doğrudan uçuşlar bulunmaktadır. Şanghay şehrinde bulunan “Pudong Uluslararası Havalimanı” sayesinde Çin’in bu en büyük kentlerinden olan Şanghay’a Türkiye’den doğrudan uçuş gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca farklı noktalardan aktarmalı uçuş şansı da bulunmaktadır. Aktarmasız bir uçuş gerçekleştirdiğinizde Türkiye’den Şanghay’a toplam 10 saatlik bir yolculuk sonucunda ulaşabilmek mümkündür. Son derece gelişmiş toplu taşıma altyapısı sayesinde şehrin her yerine havaalanından kolay ve hızlı bir şekilde ulaşım gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Gelin bu eşsiz şehre ilişkin hazırladığımız Şanghay gezilecek yerler listesini birlikte inceleyelim!

  • The Bund; 1800’lü yıllarda Çin’deki sömürge dönemine uzanan bir tarihe sahip olan Bund, son derece iyi bir şekilde korunan tarihi eserlerden birisi konumunda bulunmaktadır. Yaşayan müze havasına sahip olan Bund, döneminde İngiliz işgalcilere ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenle kesinlikle görülmesi gereken yerlerden birisidir. The Bund, kentte bulunan “Huangpu Nehri” kıyısı boyunca uzanan 1 kilometrelik bir alandır. Gotik, barok, romanesk, Rönesans, klasizm ve neoklasik mimari stillerine sahip olan 50’den fazla yapı yer almaktadır. Bununla birlikte The Bund içerisinde “Sevgili Duvarı” olarak da isimlendirilen 1700 metre uzunluğuna sahip olan sel kontrol duvarı da bulunmaktadır. Eski tarihlerde kentin en romantik noktalarından birisi olarak kabul edilmekteydi. Her biri farklı anlam ve değere sahip olan çok sayıda heykel bulunmaktadır. Ayrıca “Galip Askerler Anıtı” şeklinde isimlendirilen heykel ise “Bund Bahçesi” içerisinde “Zafer Ordusu” subay ve askerlerinin onurlandırılması ve anılması amacı ile yapılmıştır. Önemli diğer heykel ise 1.Dünya Savaşı’nda Çin’in kaybettiği askerlerin onuruna yapılan “Dünya Savaşı Anıtı” isimli anıttır. The Bund panoramik manzarası için “Pudong Binjiag Caddesi”, “Şanghay Kulesi” ve “Orientel TV Kulesi” gibi alanlarda muhteşem bir görüntü alabilmek mümkündür.
  • Yuyuan; Mutluluk Bahçesi olarak da isimlendirilen bu bahçe, 1577 yılında “Ming Hanedanı” üyeleri arasında bulunan “Pan Yuandan” tarafından yaptırılmıştır. İlk yapıldığı halinden sonra çok fazla değişikliğe uğrayan park, Ming Hanedanı tarih sahnesinden silindiğinde yok olma noktasına gelmiştir. Sürekli yenilenerek, sürekli iç savaşlar nedeni ile zarar görmüştür. 1961 yılında ise halkın kullanımına açılmıştır. Bahçe 20 bin metrekare alan üzerine kuruludur. İçerisinde kaya ocakları, göletler ve manastır manzarası bulunmaktadır. “Sansui Salonu”, “Dianchun Salonu”, “Wanhua Odası”, “Huijing Salonu”, “Yuhua Salonu” ve “İç Bahçe” şeklinde 6 farklı ana manzaralı alanı bulunmaktadır. Bahçe içerisinde bulunan “Büyük Kayalıklar” 14 metre yüksekliği ile ziyaretçileri karşılamaktadır. Yuyuan Bahçesi içerisinde en fazla dikkat çeken noktalardan birisi de 3.5 metre yükseklikteki “Muhteşem Jade Kayası” olarak belirtilmektedir.
  • Zhujiajao Antik Kenti; Çin’in Şanghay eyaletinde bulunan “Qingpu” isimli banliyösü içerisinde bulunan antik kent “Zhujiajao Su Kasabası” olarak da bilinmektedir. 47 kilometrekarelik bir alan üzerine inşa edilen bu kasaba dağ ve gölleri ile muhtemel bir atmosfer sunmaktadır. “İnci Nehri” olarak da isimlendirilen kasaba içerisinde “Çin Evleri” ile birlikte antik bir atmosfer sunan tarihi köprüleri ile buna eşlik eden yeşil alanları ile mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır. Kentte bulunan diğer 3 antik kente göre ilk haliyle çok başarılı bir şekilde korunmuş olanı konumunda bulunmaktadır. Çok sayıda köprünün bulunduğu kasabadaki Ming Hanedanı döneminde ve Qing Hanedanı döneminde yapılan köprüler en çok dikkat çekenleridir. Bununla birlikte en popüler tarihi köprülerinin başında “Fangsheng Köprüsü” gelmektedir. Kasabada bulunan hem en uzun, hem en yüksek hem en büyük taş köprü özelliğine sahiptir. 1571 yılında inşa edilmiştir. Köprü üzerinde “Dragon Kapısı Taşı” isimli 1 adet inci, 4 adette canlı gibi olan taştan yapılmış aslan heykelleri bulunmaktadır. Kasabada bulunan tek ahşap köprü ise “Huimin Köprüsü” olarak belirtilmektedir. “Antik Cadde” olarak isimlendirilen yer ise Ming ve Qing hanedanları döneminde yapılan binalara benzer binalardan oluşan antik bir mimariye sahiptir. Antik şehir dokusunu tamamlayan görselliği ile dikkat çeken “Kezhi Bahçesi” de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır. Turistler için herhangi bir giriş ücreti uygulanmamaktadır.
  • Yeşil Budha Tapınağı; Çin’de ve hatta dünyada bulunan en popüler tapınaklardan birisi arasında bulunmaktadır Jade Buddha Tapınağı olarak isimlendirilen bu tapınak, kentteki en çok turist alan noktalardan birisi konumunda bulunmaktadır. Tapınağın inşası ise 1882 yılında tamamlanmıştır. İlk yapıldığı zamanlarda ismi “Yeşil Buddha Tapınağı” şeklinde idi. Son derece parlak ve berrak yeşil renkteki Budist heykelleri ile donatılmıştır. Bu heykeller güzellik ve kutsallık anlamlarını taşımaktadır. Günümüzde aktif şekilde tapınak olarak faaliyet göstermekte olan tapınak içerisinde 70 adet rahip bulunmaktadır. Tapınak içerisinde “Devajara”, “Mahavira”, “Zen”, “Amitaba”, “Yatılı Buddha Salonları” ve “Yeşil Buddha Kulesi” şeklinde bölümler bulunmaktadır. Ayrıca içerisindeki porselen koleksiyonları da mutlaka görülmelidir. 77 hektarlık bir alanı kaplayan tapınak içerisinde ağırlığı 250 kilogram olan kıymetli taşlarla süslenmiş olan 2 metrelik “Oturmuş Buddha Heykeli” bulunmaktadır. Ayrıca hemen yakınında 1 metre uzunluğa sahip yatar pozisyonda bir başka “Buddha Heykeli” bulunmaktadır. Vejetaryen restoranlardan oluşan 80’dan fazla restoran bulunmaktadır. 30 ile 100 Yuan aralığındaki ücretlerle tapınaktaki restoranlarda yemek yenebilmektedir.
  • Wushu Müzesi; Çin Savunma Sanatları Müzesi olarak isimlendirilen bu müze, Çin tarihinin savunma sanatları alanındaki tarihini güçlü bir şekilde yansıtmaktadır. Son derece köklü bir tarihe sahip olan Şanghay şehrindeki tarihi geleneklere en bağlı yerlerden birisidir. Gerçek “KungFu” ile ilgili birbirinden değerli eserlerin yanı sıra eğitim odaklı bilgilendirmelerde bulunmaktadır. Müze Şanghay Spor Üniversitesi yerleşkesindeki spor salonunda bulunmaktadır. KungFu öğretisi ile ilgili olarak ilk müze olarak kabul edilmektedir. Wushu, Dövüş Sanatları Silahları Salonu, Sergi Salonu, Tarih Salonu, Dijitalleştirilmiş çoklu ortam alanları ve 3D sineması ile eşsiz bir müzedir. Müze içerisinde iki bini aşkın koleksiyon bulunmaktadır. Özellikle şehirdeki ve ülkedeki eski veya yeni tüm KungFu okullarının öğretileri, silahları, tarihi eserleri ile ilgili KungFu temalı çok zengin eser çeşitliliğine sahiptir.
  • Şanghay Müzesi; Şanghay Halk Meydanı içerisinde bulunan ve eski Çin sanatına ev sahipliği yapmakta olan Şanghay Müzesi içerisinde 120 bini aşkın eser sergilenmektedir. 38 bin metrekare gibi devasa bir alan üzerine kurulu müze içerisinde Çin bronzu başta olmak üzere resim, seramik ve kaligrafi koleksiyonları sergilenmektedir. 11 galeri ve 3 sergi salonundan oluşan müze içerisinde antik Çin döneminden gelen Budist Heykeller bulunmaktadır. Ayrıa Ming Hanedanı tarafından kullanılan mobilyalar, Çin Mühürleri Galerisi ile birlikte Çin Paraları koleksiyonları da bulunmaktadır.
  • Şanghay Yahudi Mülteci Müzesi; Şanghay’ın “Hongkou Bölgesi” içerisinde bulunan bu mülteci müzesi, 2. Dünya Savasşı sırasında sığınma yeri olarak kullanılmış olan “Ohel Moshe Sinaagogu” içerisinde hizmet vermektedir. Sinagog günümüzde müze olarak faaliyet göstermektedir. 1937 ile 1941 yılları arasında kentte 25 bin aşkın Yahudi mülteciye kapılarını açtığından bu konuda Osmanlı İmparatorluğu tarafından olumlu bir yaklaşım gösteren tek toplum olmuştur. Savaşın sona ermesinin ardından buradan ayrılmış olsalar da halkın kendilerine çok iyi davranmalarından dolayı “Şanghay Yahudileri” olarak isimlendirilmektedir. Şehirdeki Yahudiler gittikten sonra 1949 yılında kapatılan sinagog, 1990 yılında müze olarak 20 bini aşkın Yahudi’den gelen fotoğraf, belge ve eşyaları içeren bir koleksiyon sergilemektedir.
  • Xin Tian Di; Kentin güney bölgesinde bulunan “Huaihai Zhong Lu” bölgesinin merkezinde ki Xin Tian Di, en tarihi ve en kültürel merkezlerden birisi konumunda bulunuyor. Çin’in antik “Shikumen Evleri” arasında yükselen modern binaları ile son derece kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bölgede bulunan geleneksel duvarları, fayansları ile yüksek mimariler eşsiz bir atmosfer sunmaktadır. Barların yanı sıra kafe, restoran ve butiklerin yer aldığı binalar Şanghay’ın 1920’li yıllardaki halini son derece dinamik bir şekilde yansıtabilmektedir. Bölge Çin Devrimi’nin ardından 1870’li yıllarda inşa edilmeye başlanmıştır. Bölgenin güneyi modern stildeki Shikumen evleri, kuzey kısmı ise eski/antik Shikumen evleri stiline sahiptir.
  • Şanghay Dünya Finans Merkezi; Kentin en göz alıcı yapılarından birisi olan Şanghay Dünya Finans Merkezi tam 492 metrelik yüksekliğe sahiptir. Dünya üzerindeki en yüksek gözlem noktası olma unvanına sahip olan gökdelenin 100.katındaki gözlem noktasında kentin panoraması muhteşem bir şekilde görülebilmektedir. Dünyanın en yüksek 5.gökdeleni olma özelliğine sahip olan gökdelene girişler 3 farklı kat için mümkündür. Bu farklı katlara girişler 10 ile 20 dolar arasında değişmektedir.
  • The Oriental Pearl TV Power; Şanghay’ın Pudong Bölgesi’nde bulunan ve 1991 yılında inşa edilen kule, her yerde insanın dikkatini çeken küresiyle büyüleyici bir görüntü sunuyor. 468 metre yüksekliğe sahip olan ve farklı büyüklüklerdeki inciyi anımsatan 11 küre ve 15 farklı gözlem noktası bulunan kule mutlaka görülmesi gereken noktalardan birisi konumunda bulunmaktadır.
  • Xujiahui Katedrali ve Sheskan Bazilikası; Kentte bulunan ve Roma Katolik Kilisesi ve Bazilika aynı zamanda da “Aziz Ignatius Katedrali” olarak da isimlendirilmektedir. Kentte özellikle sömürge döneminden gelen Hristiyan tarihi açısından güçlü bir örnek niteliği taşımaktadır. Katedral küllerinden şehir manzarasına bakılabilmektedir.
  • Fengjing Antik Kenti; Ming ve King Hanedanları döneminde inşa edilmiş bir kent olan Antik Fengjing Antik Kenti, bir kanal etrafına kurulmuştur. Dar sokaklar, eski Çin mimari stildeki evleri, kanal boyunca devam eden çok sayıdaki köprüleri ile son derece etkileyici bir antik Çin yerleşim alanıdır.
  • Jing’an Tapınağı; Gökdelenlerin yükseldiği ışıl ışıl bir modern şehir içerisinde Çin’in antik dönemlerinden gelen mimari görselliği ile doğrudan dikkat çeken bir yapı olan Jing’an Tapınağı’nın yapıldığı tarih ise milattan önce 3.yüzyıla uzanmaktadır. Tapınağın en önemli özelliklerinin başında milattan önce antik Çin’den geliyor olması değildir. Tapınak aslında kentin hemen yanında bulunan “Suzhou” kentinde yapılmıştır. 13.yüzyılda Şanghay’a taşınmıştır.
sangay cin 1200x800 1
Şanghay

Guangzhou Gezilecek Yerler

12 milyonu aşkın nüfusu ile Çin’in en kalabalık üçüncü şehri konumunda bulunan Guangzhou, dünya tarihi içinde son derece büyük öneme sahip olan şehirlerden birisi konumunda bulunmaktadır. Guangzhou kentinin en temel önem taşıyan özelliklerinin başında dünya tarihindeki pek çok savaşın kaynağı, pek çok imparatorluğun yükselişinin kaynağı olan “İpek Yolu” için başlangıç noktasıdır. Bu ekonomik ve tarihi önemi ile birlikte Çin’in tarihi açısından da çok sayıda reform ve devrim hareketlerinin çıkış noktası konumunda da bulunmaktadır. Eyalet sistemine sahip olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin Guangdong eyaletinin başkenti özelliğine sahiptir. Şehir özellikle gelişmemiş olan ülkelerden aldığı kaçak göçmenler yüzünden “Üçüncü Dünya Ülkeleri Başkenti” olarak da kabul edilmektedir. Kentin kuruluşu milattan önce 214 yılına kadar uzanmakta olduğundan Guangzhou gezilecek yerler listesi arasında çok fazla yer bulunmaktadır.

Şehir ilk kurulduğu milattan önce 214 yılında “Panyu” adı ile kurulmuştur. Milattan önce 206 yılında bölgedeki “Nanyue Krallığı” tarafından başkent olarak kullanılmıştır. Bu önemli rolü nedeni ile de Çin’in hızla büyüyen ve genişleyen şehirlerinden birisi olmuştur. Günümüzde Guangzhou olarak isimlendirilmektedir. Batı ülkeleri tarafından ise “Kanton” olarak isimlendirilmektedir. Şehir 758 yılında Fars, Yahudi ve Arap tüccarların uğrak noktasıyken, ciddi bir talandan geçmiştir. 878 yılında ise yaşanan bir isyanda yabancı tüccarda infaz edilmiştir. Bu denli önemli tarihi eserlerini ve kültürünü dinamik bir şekilde modern çağa ulaştıran Guangzhou gezilecek yerler arıyorsanız listemizi inceleyebilirsiniz.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin İnci Nehri olarak isimlendirilen nehri üzerine kurulu olan ve Hong Kong ile 120 kilometre uzaklıkta bulunan Guangzhou şehri, Güney Çin olarak isimlendirilen bölge içerisinde yer almaktadır. Ayrıca şehrin Güney Çin Denizi kıyısı bulunmaktadır.  Guangzhou iklim özellikleri tropik altı iklim şeklindedir. Yaz aylarında yüksek nem olan şehirde yaz aylarında yağmurlu ve sıcak bir atmosfer bulunmaktadır. Temmuz ile ağustos aylarında şehirdeki sıcaklıklar 39 dereceye kadar çıkabilmektedir. İklim şartları nedeni ile ekim ve kasım ayları Guangzhou gezilecek yerler için en ideal sayahat zamanlarıdır. Ayrıca nisan ve mayıs ayları da bu konuda en ideal seçimler olacaktır.

Türkiye’den Guangzhou’ya gitmek için İstanbul’dan düzenlenen aktarmasız uçuşlar bulunmaktadır. Türkiye’deki havayolu şirketleri tarafından aktarmalı ve aktarmasız olacak şekilde farklı Guangzhou uçuş seferleri bulunmaktadır. Türkiye ile arasında 8 bin kilometreyi aşkın bir mesafe bulunması nedeni ile Guangzhou uçak bileti fiyatları biraz pahalıdır. Gelin birlikte İstanbul’dan direkt uçabildiğiniz Guangzhou’da görülmesi gereken yerler nereli birlikte inceleyelim!

  • Dafo Tapınağı; Çin’ in Guangzhou kendinde Budizm en temel dini inançların başında gelmektedir. Dafo Tapınağı ise bunun en somut göstergelerinden birisi konumunda bulunuyor. 8.yüzyılda “Güney Han Hanedanlığı” tarafından yaptırılmıştır. Dafo Tapınağı dışında Guangzhou kentinde “Guangxiao Tapınağı” ve “9 Katlı Altı Banyon Ağacı Tapınağı” isimli önemli büyük Budist tapınakları daha bulunmaktadır.
  • Canton Tower; Guangzhou şehrindeki en özel yapılardan birisi olması ile şehrin sembolleri arasında gösterilen Canton Tower, tam olarak 595 metre yüksekliğe sahiptir. Kule inşa edildiği tarihlerde dünyanın en yüksek kulesi olma özelliğine sahip olmuştur. Ancak daha sonraki zamanlarda bu unvanını elinde alacak çok sayıda kule inşa edilmiştir. Kule üzerinde restoranlar, 4D sinema salonu ile birlikte muhteşem bir Guangzhou şehir manzarası sunan gözlem noktası bulunmaktadır.
  • Our Lady of Lourdes Kilisesi; Guangzhou kentinde bulunan Hristiyan yapılarından birisidir. Kentteki “Koloniyal” döneminden gelen bir yapıdır. Özellikle de söz konusu dönemde inşa edilmiş olan yapıları ile öne çıkan “Shamian Adası” mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Zengin ve elit bir bölge olarak kabul edilen ada içerisinde klasik bir eser olarak da Our Lady Of Lourdes Kilisesi öne çıkmaktadır. Son derece şık mimarisi ile gören herkesi kendisine hayran bırakmaktadır.
  • Baiyun Dağı; Guangzhou kentine panoramik bir bakış yapmak istiyorsanız Baiyun Dağı tam size göredir. Kent manzarasına sahip olmasının dışında doğa içerisinde muhteşem dinlenme alanları ve dağ sporlarına ilişkin aktivite alan ve olanakları ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisidir. Guangzhou kültürü açısından da bu dağ son derece büyük bir önem taşımaktadır.
  • Huaisheng Camii; Guangzhou, İslamiyet içinde son derece önem taşıyan eserlerden birisini barındırmaktadır. Çin’in ve hatta dünyanın en eski camilerinden birisi Guangzhou şehrinde bulunmaktadır. Huaisheng Camii olarak isimlendirilen bu cami ile ilgili olarak önemli rivayetlerde bulunmaktadır. Caminin yapılışına ilişkin olarak öne çıkan en önemli teorilerin başında ilk sahabelerden birisi olan “Sad ibn Ebu Vakkas” tarafından 627 yılında Hz. Muhammed(SAV) henüz hayatta olduğu dönemde inşa ettirilmiştir. Doğruluğuna ilişkin olarak resmi kanıtlar bulunmamaktadır. Ancak 7.yüzyılda Çin’in Guangzhou kentinde çok sayıda Müslüman’ın bulunduğu tarihi kaynaklarda mevcuttur. Bununla birlikte Huaisheng Camii’nin inşasının Çin’in Tang Hanedanlığı dönemi olan 618 ile 907 yılları arasında inşa edildiği kesindir. Bu kanıtı ise o dönemde yaşanan büyük bir yangında gördüğü zarardan almaktadır.
  • Chen Clan Akademisi; Guangzhou’nun en önemli yapılarından birisi olan Chen Clan Akademisi, tarih boyunca farklı amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır. 14.yüzyılda inşa edilmiş olan akademinin pek çok farklı şekilde kullanılmıştır. 14.yüzyıldan beri ikamet, eğitim ve daha pek çok amaç doğrultusunda kullanılmıştır. Akademinin bulunduğu alan 15 bin metrekareden oluşmaktadır. Üzerinde bulunan akademi oymaları, seramik süslemeleri, demir işlemleri ve resimleri kadar mimarisi ile de eşsiz bir görsellik sunmaktadır.
  • Altı Banyan Ağacı Tapınağı; Kentteki en eski yapılar arasında bulunan Altı Banyan Ağacı Tapınağı, 537 yılında inşa edilmiştir. Tahta işlemeciliği açısından Çin’in en önemli eserlerinden birisi olarak 6 farklı banyandan oluşan mimarisi ile bu isimle anılmaktadır.
  • Sun Yat-Sen Anıtı; 1900’lü yıllarda inşa edilmiş olan bu anıt, Çin tarihindeki demokratik hareketinin öncüsü olan “Sun Yat Sen” için yapılmıştır. Hem yerli hem de yabancı turistler tarafından Guangzhou kentinde en çok ziyaret edilen mekanlardan birisidir. Anıtın birleşik olduğu 2 kattan oluşan 5 kişilik bir anı salonu bulunmaktadır.
  • Beijing Lu Caddesi; Guangzhou kentinin en hareketli ve en canlı alışveriş merkezlerinden birisi konumunda bulunuyor. Trafiğe kapalı olan cadde üzerinde çok sayıda ulusal ve uluslararası alışveriş mağazaları bulunuyor. Genellikle 09.00 ile 22.00 saatleri arasında açık olan mağazalar, alışveriş tutkunlarına hitap ediyor.
  • Shishi Katolik Kilisesi; Guangzhou kentinde bulunan Roma Katolik Kiliselerinden birisi olan Shishi Katolik Kilisesi, 1863 yılında inşa edilmiştir. Mimarisinde kullanılan granit taşlardan oluşan duvar ve sütunları ile eşsiz bir mimari görselliği sunmaktadır. Gotik stilde bir mimari ile inşa edilen katedral, dünyadaki en popüler kiliseler arasında gösterilmektedir.
  • Nanyue Anıt Müzesi; Guangzhou kentindeki Jiefang Bei Caddesi’nde yer alan bu anıt mezar müzesi kentte mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır. Kentteki en eski ve en büyük anıt müze özelliğine sahiptir. İçerisinde bulunan “Kral Yue South Jade” tarafından kullanılan eserlerden oluşan zengin bir müze koleksiyonuna sahiptir. Müzeye giriş 09.00 ile 17.30 saatleri arasında gerçekleştirilebilmektedir.
guangzhou twin towers
Guangzou

Çin Gece Hayatı

1.5 milyara yaklaşan nüfusuyla son derece zengin bir çeşitliliğini içerisinde barındıran Çin gece hayatı ile de mutlaka görülmesi gereken ülkeler arasında kendisine yer buluyor. Çin’in en popüler gece kulüpleri,  etkinlikleri ve festivalleri Çin’de hava karardığında hayat devam ediyor. Birbirinden farklı temalarda düzenlenmekte olan eğlence etkinliklerinin mevcut olduğu Çin gece hayatı ile gezinizi çok daha özel, çok daha renkli ve çok daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Çin’de tüm şehirler yüksek nüfusa sahip olmasından dolayı günün her saatinde dinamik ve enerjik olsa da gece hayatı söz konusu olunca Çin’de başkent Pekin ve diğer büyük bir dünya şehri olan Şanghay öne çıkmaktadır. Gelin birlikte Çin gezinizi daha renkli hale getirecek Çin gece hayatı fırsatlarını birlikte inceleyelim!

  • Wudaokou; Çin’in başkenti Pekin’de bulunan bu bölge kentte ve hatta ülkedeki en eğlenceli merkezlerden birisidir. Her eğlence anlayışına ve beklentisine yanıt verecek niteliklerde eğlence mekanlarının bulunduğu bu bölgede 7 gün 24 saat eğlence asla durmadan devam etmektedir.
  • Sanlitun; Pekin kentinde bulunan bölge kentte çok eski tarihlerden en önemli eğlence merkezlerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Özellikle turistler tarafından en fazla ziyaret edilen eğlence mekanları bu bölge içerisinde yer almaktadır. Jones and Hooch, Bar Blu ve Q Bar gibi dünyaca üne sahip barları bulunmaktadır.
  • Huangpu; Huangpu Nehri gece gezileri, özel bir atmosferde eğlence arayanlar için geceleri en ideal seçenek oluyor. Şanghay şehrinde bulunan ve kentin muhteşem manzarasını kent ışıkları ile bir arada sunan bir nehir gezisi arayanlar için birebirdir. Akşam yemeği de dahil olarak kişi başı ortalama 200 Yuan ücrete sahiptir.
  • Arkham; Çin’de bulunan en popüler ve en kaliteli yeraltı kulüplerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Hip hop müzik kültürünün hakim olduğu mekan geniş müşteri kapasitesi ile her gece eğlenceyi eşsiz bir atmosferde yakalayabilme imkanı sunmaktadır.

Çin Festivalleri

Binlerce yıllık bir kültürün mirasını taşıyan modern çağın Çin toplumu son derece renkli kültürüyle, dünyadaki tüm toplumlardan farklı bir geleneğe sahiptir. Ülkenin tüm şehirlerinde her yıl düzenlenmekte olan ve kimi binlerce kimi ise yüzlerce yıllık geleneğe sahip olan çok sayıda Çin festivalleri bulunmaktadır. Yılın farklı tarihlerinde düzenlenen bu festivallere katılım gerçekleştirerek, son derece keyifli ve eğlenceli zamanlar geçirebilirsiniz. Bu yüzden ilginizi çekebilecek temalardaki festivallere katılım için Çin gezisi rotanızı buna göre düzenleyebilirsiniz.

  • Çin Yeni Yılı Kutlamaları; Çin Bahar Festivali olarak da bilinen bu festival, tıpkı batı dünyasında bulunan Noel gibi bir atmosferde kutlanmaktadır. Çin gelenek ve kültürlerini içeren süsleme ve eğlence etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu tarihlerde ülkenin neredeyse tüm ulaşım ağı adeta durma noktasına gelecek bir kalabalık yaşamaktadır. Ülkenin her yerinde insanlar bu festivali sevdikleriyle geçirmek için adeta şehirler arası hareket eder. Yaklaşık 1.5 milyarlık nüfus söz konusu olunca hem ulaşım hem de meydanlar hınca hınç doluyor. Miladi Takvim’den 1 ay geç olan Çin Takvimi’ne göre kutlanmaktadır.
  • Çingming Festivali; Her yıl Nisan ayının 4. Ve 6. Günleri arasında yapılmaktadır. Kurban etmenin önemli olduğu günler olarak kabul edilir. Ülkedeki “Han Çinlileri” ve yanı sıra diğer tüm etnik grupları tarafından atalarına kurban sunulmaktadır ve ölülerin mezarları temizlenmektedir. Bununla birlikte yemek yapmama geleneği olduğundan bugünlerde yemekler soğuk olarak yenir.
  • Duanwu Bayramı; Her yıl 5. Ayın 5. Günü kutlanmakta olan bu Çin festivali, Çin’de kutlanan en büyük ve en geleneksel üç bayramdan birisi olarak kabul edilmektedir. Her evin kapısının önüne “Pelin Otu” ve “Su Kamışı” asılır. Bu hem bahar ve yazın gelmesinin şereflendirilmesi hem de bu mevsimlerde artan zehirli böceklerin uzaklaştırılması amacı ile asılmaktadır.

Milattan öncesine uzanan tarihi ile modern dünyaya kadar her zaman bir şekilde ayakta kalmayı başarmış ve antik dönemlerden gelen kültür ve geleneklerini yaşatmaya devam eden bir toplum olan Çinlileri daha yakından tanımanıza yardımcı olan yazımız sayesinde kendiniz için özel bir Çin gezisi rotası oluşturabilirsiniz.

image lantern festival11
Çin Festivalleri
Yorum Yap

Yorum Yap